Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2015/12590 E. 2017/2526 K. 27.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12590
KARAR NO : 2017/2526
KARAR TARİHİ : 27.03.2017

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 24.08.2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında hayatını kaybeden sigortalının haksahiplerine bağlanan gelir ve cenaze yardımı nedeniyle oluşan Kurum zararının davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 21. maddesidir.
5510 sayılı Kanunun 12’nci maddesinde “ işveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse, işveren vekilidir. Bu kanunda geçen işveren deyimi, işveren vekilini de kapsar. İşveren vekili ve 4857 sayılı İş kanununda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; işveren … Petrol Ürünleri ve Nak. San. Tic. Ltd. Şti % 10 oranında, kazalı işçi % 90 oranında, davalı işveren şirket yetkilisi ve vekili olduğu belirtilen …’un ise kusurunun olmadığı belirtilmiş ise de davalı …’un işverenlik sıfatı araştırılmamıştır. Anılan davalının işveren vekili olup olmadığı yöntemince araştırılarak, işveren vekili olması halinde konusunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı bilirkişilerden;
tarafların sıfatı ile kusur oran ve aidiyetini belirleyen ayrıca kazalının yorgun ve uykusuz olduğu yönündeki iddialar da irdelenerek olayın oluş nedeni net bir şekilde belirlenmek suretiyle, kusur raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yetersiz kusur raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmü BOZULMASINA, 27.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.