YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2444
KARAR NO : 2015/12842
KARAR TARİHİ : 25.06.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, yurt dışında Türk Vatandaşı iken geçen süreleri 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, (ğ) bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir. 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.
Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m. 326/I). Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır(HMK m. 326/2). Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.
Somut olayda; Türk vatandaşlığından izinle çıkan davacı, yurtdışında Türk Vatandaşı olarak geçen 1992-12.05.2010 tarihleri arasındaki süreleri 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanabileceğinin tespitini istemiş; Mahkemece, davacının 01.02.1995-31.12.2008 tarihleri arasındaki sürelerde borçlanma hakkının olduğuna karar verilerek istem kısmen hüküm altına alınmıştır. Dava dilekçesindeki talebe göre, hüküm altına alınmayan süre yönünden, avukatla temsil edilen davalı Kurum lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi
ve davalı Kurumun, kabul ret oranına göre yargılama gideri ile sorumlu tutulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki atıf gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yazılı “davalıdan” sözcüğünden önce gelmek üzere, “takdiren 241,10 TL’sinin” rakam ve sözcüklerinin, aynı bent sonuna “bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına” sözcüklerinin yazılmasına; hüküm fıkrasına bir bent daha eklenerek “Hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.