YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24486
KARAR NO : 2017/9053
KARAR TARİHİ : 19.12.2017
………
Dava,…….nezdinde 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 31. madde hükmü kapsamında geçen sürelerin, aynı yasa hükmü uyarına borçlanılabileceğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
28.10.1994-08.09.1995 tarihleri arası dönemde …….. ücretli öğretmen olarak çalışan, ancak davalı … Kurumuna bu çalışmaları bildirilmediği anlaşılan davacı, iş bu davayla; 28.10.1994-08.09.1995 tarihleri arası dönemde ücretli öğretmen olarak geçen çalışmaları 5510 sayılı Yasanın Geçici 31.Madde hükmü kapsamında borçlanılabileceğinin tespitini istemiş, istem gibi davası kabul edilmiştir.
5510 sayılı Yasanın konuya ilişkin Geçici 31. maddesi “………..bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanlar, bu durumlarını milli eğitim il veya ilçe müdürlüklerince belgelendirmeleri kaydıyla, bu maddenin yürürlük tarihinden önceki bu çalışmalarından dolayı ay içinde 30 günden eksik kalan sürelerini 41 inci madde esaslarına göre kendileri veya hak sahipleri borçlanabilirler. Borçlanılan bu süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık süresi sayılır.” hükmünü içermekte olup, anılan madde hükmü ile,……….. bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında çalışan uzman ve usta öğreticilere, maddenin yürürlük tarihi öncesine ait ve ay içerisinde 30 günden eksik kalan çalışma sürelerinin 4/1-a kapsamında borçlanma imkanı getirilmiştir. Yasa kapsamında borçlanmaya konu yapılabilecek süreler, ay içerisinde bildirimi eksik yapılmış otuz güne tamamlayan çalışma süreleridir. Hiç bildirilmemiş veya kayıt altına alınmamış sürelerin varlığı bir mahkeme hükmü ile tespit edilmemiş ise, borçlanmaya konu edilemeyecektir.
Somut olayda, davalı kuruma kayıt ve tescille bildirimi hiç yapılmamış veya mahkeme hükmüyle tespit edilmemiş olan uyuşmazlık konusu sürelerin, anılan yasa hükmü kapsamında borçlanmaya konu edilebilmesi mümkün değildir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
……….