YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2629
KARAR NO : 2015/10375
KARAR TARİHİ : 28.05.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti, istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 15.09.2008 tarihinden 02.04.2011 tarihine kadar çalışmasına rağmen 12.05.2009 tarihine kadar olan çalışmalarının kuruma bildirilmemiş olduğunu, bu nedenle davacının davalı şirket bünyesinde 15.09.2008 ile 12.05.2009 tarihleri arasında çalışmış olduğunun tespitini talep etmiş, mahkemece davacının tespiti istenilen dönemde davalı işyerinde çalıştığının kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasa’nın geçici 7. maddesi kapsamında uygulama alanı bulan 506 sayılı Yasa’nın 79/10 maddesidir. 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesinde ifade edildiği üzere sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında dava konusu somut olayda;öncelikle, davalı işyerinin kapsamı, davacının davalı işyerinde hangi işlerde çalıştığı, bu çalışmalarının
ne kadar süreyle yapılabileceği, buna göre çalışmasının tam zamanlı çalışmayı gerektirip gerektirmediği, çalışmanın varlığı ve süresi yöntemince araştırılmalı, işyerine ait tespiti istenilen dönemde, davacının ikamet ettiği şehirde, hangi anket çalışmalarının yapıldığı saptanarak, bu anket çalışmalarına ilişkin bilgi ve belgeler işyerinden istenilmeli, tespiti istenilen dönemi kapsar mahiyette işyeri bordroları dosyaya getirtilmeli, mevcut dönem bordrolarında ismi bulunan ve mahkemece resen seçilecek tanıkların davaya konu uyuşmazlık ile ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı, aynı çevrede iş yapan başka işverenler veya bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler, komşu işyeri tanıkları re’sen saptanarak dinlenilmeli, davacının işçi alacaklarına ilişkin açtığı dava dosyası mahkemesinden celp edilerek incelenmeli, davacının aylıklarının eşinin hesabına yatırıldığı iddiası yöntemince araştırılmalı, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem hâlinde davacıya iadesine, 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.