YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9294
KARAR NO : 2015/8824
KARAR TARİHİ : 05.05.2015
Mahkemesi : Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacıya gönderilen 3 adet ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, 7 günlük hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı belirlenmemiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun, “ödeme emri” başlığını taşıyan 55’inci maddesinde, kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, “ödeme emrine itiraz” başlıklı 58’inci maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabileceği belirtilmiştir. Anlaşılacağı üzere, “menfi tespit” niteliğindeki ödeme emrine itiraz/ödeme emrinin iptali davasının hak düşürücü nitelikte olan yedi günlük süre içerisinde açılması zorunludur.
Davalı Kurum tarafından prim alacaklarının tahsili amacıyla davacıya ödeme emrinin 10.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 18.09.2014 tarihinde eldeki davayı açması karşısında ve anılan ödeme emirlerinde itiraz yolu olarak iş mahkemelerine dava açılabileceği ihtarında bulunulmayıp, aksine sadece vergi itiraz komisyonundan bahseden 6183 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı ihtarında bulunulması halinde, davacının idari itirazda bulunup bulunmadığı araştırılıp; Kurumun davacının itirazını usul yönünden reddederek itiraz merciinin iş mahkemeleri olması gerektiği yönünde kanun yollarını açıkça gösterici işlem tesis etmeyip, bir anlamda davacıyı yanıltıcı şekilde itirazını değerlendirmeye alması halinde, Kuruma ödeme emrinin tebliğinin ardından yaptığı başvurunun hatalı mercie (görevli olmayan yere) yapılan başvuru ve dolayısıyla sonrasında açtığı davanın 7 günlük süresi içerisinde açılmış bir dava olarak kabulü gerekmektedir.
Davanın hak düşürücü süre içinde açıldığının anlaşılması halinde; iflasın ertelenmesine ilişkin dava dosyasında kayyım atanmasına ilişkin tedbirin verildiği tarih araştırılarak, tedbir tarihine kadar olan prim borçlarından davacının sorumlu olacağı gözetilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi, usul ve yasaya aykın olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.