YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11797
KARAR NO : 2017/4781
KARAR TARİHİ : 05.06.2017
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; davacı, 1995 Haziran- 2010 yılı Aralık tarihleri arasında davalının sıhhi tesisat işyeri ile kendisine ait bahçede ziraat işlerinde çalıştığının tespitini istemiştir. Mahkemece, davacının ziraat işlerinde Mayıs 1999-Aralık 1999 tarihleri arasında 87 gün,01/01/2000-31/10/2012 tarihleri arasında 178’er gün olmak üzere Mayıs 1999 ile 31/10/2012 tarihleri arasında 2045 gün çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir.
Mahkemenin 1995 Haziran 07/05/1999 tarihleri arasındaki hizmetlerin hak düşürücü süreye uğradığı yönündeki kararında isabetsizlik bulunmamakla birlikte, davacının ziraat işlerindeki çalışmasının yazılı şekilde kabulüne mesnet bilirkişi raporundaki tespitler yerinde olmadığı, zira bu tespitlerin tek kişinin yaklaşık 20 dönüm arazide çalışmasının esas alınarak yapıldığı görülmüştür.Mahkemece yapılacak iş, davalının zirai işlerinin yapıldığı taşınmazını 2002 yılında edindiği de göz önüne alınarak arazinin zirai işlerinde kaç kişinin çalıştığı, davacının zirai işlerde kaç gün çalıştığının tespiti,davacının bu çalışmasının sürekli olup olmadığının 506 sayılı Yasanın 3. maddesi ve 5510 sayılı Yasanın 6. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle irdelenmesi, buna göre davacının sürekli çalışmasının olmadığının tespiti halinde sigortalı sayılamayacağı hususunun da gözetilerek hüküm kurulması gerekmektedir.
Ayrıca Mahkemenin davayı kısmen kabulüne karar vermiş olmasına rağmen kendini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır .
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı …’ye iadesine, 05.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.