YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13971
KARAR NO : 2017/5681
KARAR TARİHİ : 12.09.2017
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava,…sigortasına giriş tarihi olan 01.09.1977 tarihinin Türkiye’de sigortalılık başlangıcı olduğunun ve Kurum işleminin iptali ile 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan bozma ilamımızda, davacının…sigortasına ilişkin belgeleri ve doğum tarihinin Türkiye’deki nüfus kaydından farklı olmasının neden kaynaklandığının davalı Kurumdan sorulması istenilmiş, bozma sonrası, davalı Kurum tarafından verilen cevapta, davacının asıl doğum tarihinin 01.09.1959 olduğu, … sigorta merciince verilen hizmet belgesinde neden böyle yazıldığının tespit edilemediği belirtilmiş ve mahkemece, davacının doğum tarihi olarak 01.09.1959 tarihi dikkate alınarak tasfiye edilen süreler yönünden borçlanma yapılabileceğinden hareketle ilamında belirtilen şekilde hüküm kurulmuş ise de, söz konusu hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Mahkemece tasfiye edilen süreler yönünden borçlanma yapılabileceğine dair hükmü yerinde ise de, davacının yurtiçi ve yurtdışı doğum tarihi yazılımları arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu çelişkinin giderilmesi gerektiği, bu kapsamda ilgili nüfus müdürlüğünden her iki doğum tarihi yazılmak suretiyle davacı ile aynı ad ve soyadı bulunan şahıslar varsa tespit edilerek gerektiğinde beyanlarına başvurulmak suretiyle, ilgili doğum tarihlerinin ve yurtdışı çalışma sürelerinin kime ait olduğu bu kapsamda araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma gerekir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.