Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2016/18559 E. 2019/3481 K. 15.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/18559
KARAR NO : 2019/3481
KARAR TARİHİ : 15.04.2019

Mahkemesi :İş Mahkemesi

KARAR

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 01.02.2007 – 10.12.2010 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmaların tespiti istemine ilişkin olup, yapılan yargılama sonunda mahkemece, davacının ne iş yaptığı, kimlere hizmet verdiği belirlenmeden, tanık olarak dinlenen dernek üyelerinin üyelik kayıtları denetlenmeksizin, ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Resen araştırma ilkesi çerçevesinde; davacının beyanı alınarak, hangi işleri ne şekilde yaptığı, hangi üyelere hizmet verdiği açıklattırılmalı, bahse konu üyelerin üyelik kayıtları getirtilip dava konusu döneme ilişkin olarak beyanlarına başvurulmalı, daha önce dinlenen tanıkların üyelik sürelerine ilişkin kayıtlar getirtilip beyanları denetlenmeli, çelişki varsa giderilmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.