Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2016/2231 E. 2018/8059 K. 16.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2231
KARAR NO : 2018/8059
KARAR TARİHİ : 16.10.2018

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya içindeki belgelerden, davalı sigortalı …’in 13.11.2007 tarihli tahsis talebine istinaden, %54 sakatlık oranına göre 15.12.2007’ de bağlanan yaşlılık aylığı ve aynı süre içerisinde yapılan sağlık harcamaları, bağlanan aylığın dayanağı sağlık kurulu raporunun sahtecilik yapılarak temin edildiğinin müfettiş raporu ile tespiti üzerine, sahteciliğe katıldığı kabul edilen tüm davalılardan, müştereken-müteselsilen faiziyle tahsili için, eldeki davanın açıldığı, Mahkemece, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve Fırat Üniversitesi Hastanesinin Sağlık Kurulu raporlarında sakatlık oranı %40 olarak bildirildiği için davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddeleri olup, anılan maddelerde, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalıların, değişik sakatlık oranı, prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık sürelerine göre yaşlılık aylığı tahsis koşulları ile bu kapsamda yaşlılık aylığı alanların Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabileceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık konusu yaşlılık aylığı tahsisini gerektirecek düzeyde malul sayılmayı gerektirecek hastalık veya özrünün bulunup bulunmadığının tespiti için, 5510 sayılı Yasanın 95. maddesinde öngörülen prosedür çerçevesinde, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulundan çalışma gücü kayıp oranı (bu konudaki tüm mevzuat kapsamında ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle) belirlenmeli, anılan Kurul raporlarının Kurum açısından bağlayıcı olduğu gözetilmeli, davacının rapora itirazı halinde, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden aynı hususlara dikkate edilerek rapor alınmalı, raporlar arası çelişkinin bulunması halinde ise, Adli Tıp Genel Kurulundan çelişkileri giderecek şekilde yine bu konudaki tüm mevzuat kapsamında ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle yeniden rapor alınarak, tahsis talep tarihindeki çalışma gücü kayıp oranı (sakatlık oranı) tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.