YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/393
KARAR NO : 2016/4520
KARAR TARİHİ : 31.03.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, tedavi giderlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçinin bakmakla yükümlü olduğu oğlunun tedavi giderlerinin tahsili istemli davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen kararın temyiz incelemesinin de Dairemizin işbölümü alanı içerisinde yer almadığı belirgin ise de; dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu tarafından gönderilmiş olması ve 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60’ıncı maddesinin 3’üncü fıkrasındaki, Kurul tarafından yapılan ön inceleme sonucunda verilen işbölümüne ilişkin kararın kesin olduğu yönündeki düzenleme karşısında Dairemizce temyiz denetimi yapılmış olup, dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemenin; davanın adli yargıda görülmesine yasal imkân bulunmadığı yönündeki kabulünde ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 ve 115’inci maddelerine atıf yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297’nci maddesindeki; “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi nazara alınmaksızın;davanın reddine şeklinde hüküm kurulması hükmün infazında tereddüde neden olabileceğinden; usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanunun 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen Geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının birinci bendi tümüyle silinerek yerine “1- İdare mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmasına göre 6100 sayılı HMK’nın 114. ve 115. maddelerine göre, yargı yolu caiz olmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine,” bendinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, 31.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.