YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1042
KARAR NO : 2019/4284
KARAR TARİHİ : 14.05.2019
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 25.11.1990 – 16.09.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, Mahkemenin 04.12.2013 günlü kararı ile “…oda kaydında bir usulsüzlüğün bulunmadığı gerekçesi ile uyuşmazlık konusu dönemdeki sigortalılığın geçerli olduğunun ve prim borçlarının ödendiği 27.09.2013 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine …” dair kararı, Dairemiz 15.05.2014 günlü ilamı ile “…Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan yasal düzenleme gereği, kuruluş kayıtları yanında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması bulunanlar zorunlu Bağ-kur sigortalısı olabilirler. Davacı, uyuşmazlık konusu dönemde nakliye işi yaparak çalıştığını ileri sürmüştür. Emniyet tarafından tasdik edilmiş olan çalışma karnesinden davacının 1990 – 1991 yıllarında nakliyecilik faaliyetinin varlığı anlaşılmaktadır. Davacı adına kayıtlı araçlara ilişkin bilgiler uyuşmazlık konusu olmayan 2006 yılı ve sonrasına ilişkin olup; 1992 – 2002 yılları arası döneme ilişkin olarak, nakliye işinde kullanacağı araç varlığı kuruluş kayıtları ile araştırılmalı, davacının adına kayıtlı aracın bulunmaması durumunda faaliyetin nasıl gerçekleştirildiği kuşkuya yer vermeyecek şekilde araştırılıp, belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir…” gerekçesi ile bozulmuştur.
Somut olayda, Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının çalışma karnesinin olmadığı 1992-2002 yılları arası dönem için nakliye işinde kullanabileceği adına kayıtlı araç yönüyle inceleme yapılmış ancak davacının adına kayıtlı araç tespit edilememiş, iddia edilen nakliye işinin nasıl gerçekleştirildiği hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulamamıştır. Bu nedenle Mahkemece, davacının çalışma karnesinin olduğu 1990-1991 yılları arası dönem yönünden verilen kabul hükmü yerinde ise de, çalışma karnesi ve adına kayıtlı araç kaydının bulunmadığı 1992-2002 yılları arası döneme ait sigortalılık tespiti isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.