Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2019/1880 E. 2023/3649 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1880
KARAR NO : 2023/3649
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/519 E., 2018/321 K.
KARAR : Kısmen kabul, kısmen red

Taraflar arasında 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında geçen süreler nedeniyle itibari hizmet süresinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ve davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin Fotomaç gazetesinde 09.03.2006 ile 26.01.2011 tarihleri arasında çalıştığını, gazetenin davalı Turkuaz Radyo şirketinden diğer davalı Merkez Gazetecilik şirketine satıldığını, çalışmasının kesintisiz olduğunu, 5953 sayılı Kanun kapsamında çalıştığını, ancak bu Kanuna uygun olarak çalıştığının gösterilmediğini, haksız olarak iş akdine son verildiğini beyan ederek, çalışmalarının 5953 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP
1.Davalı Turkuaz şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sayfa sekreteri olduğunu, sadece sayfanın şekli düzenlemelerini yaptığını, yaptığı iş gereği 4857 sayılı Kanuna tabi olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

2.Davalı Merkez Gazete şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaptığı iş gereği 5953 sayılı Kanun kapsamında çalışan olarak değerlendirilemeyeceğini, 506 sayılı Kanun kapsamında davacının sigortalılık süresine itibari hizmet süresi eklenmesinin şartlarının gerçekleşmediğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

3.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum kayıtlarının esas olduğunu, kurum kayıtları dışındaki taleplerin reddinin gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 11.03.2015 tarihli ve 2012/577 Esas, 2015/419 Karar sayılı kararı ile, “…Tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi raporunun sonuç kısmında: “Davacının talebi açıkça fiili hizmet zammı başvurusu olmasa da, sigortalılığının 5953 Kanun kapsamına göre yapılmadığına ilişkindir. Bu anlamda 5953 sayılı Kanunun 1 inci maddesi kapsamında gazeteci olarak çalıştığının sayın Mahkemece kabulü halinde; 09.03.2006-30.09.2008 tarihleri arası mülga 506 sayılı Kanunun ek 4 maddesi ne göre fiili hizmet zammından yararlanması gerekeceği, 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdiği, gazetecilik mesleği fiili hizmet zammı kapsamı dışında tutulduğu, ancak, 10.01.2013 tarih ve 6385 sayılı Kanun ile fiili hizmet zammı uygulamasının 01.10.2008 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden kapsam dahiline alınmış olduğu, gazetecilere de geçmiş döneme yönelik olarak borçlanma imkanı getirildiği, bu bağlamda, işlemde bulunması ve primlerini Ödemesi halinde 01.10.2008-31.01.2010 tarihleri arasındaki süre için fiili hizmet zammından yararlanabileceği” görüşü bildirilmiştir. Davacıın yapmış olduğu iş dikkate alındığında, gazeteci olarak çalıştığı, sayfa sekreterliği yaptığı işin gazetecilik faaliyeti kapsamında bulunduğu, 5953 sayılı Kanundaki gazetecilik tanımında “fikir ve sanat işinde çalışma ölçütü, gazetecilik mesleğinin yerine getirilmesine dair ve doğrudan doğruya ilgili alanlarda çalışmayı ihtiva eder, buna göre yazar, muhabir, redaktör, düzeltmek, çevirmen, fotoğrafçı, kameraman, ressam, karikatürist gibi çalışanlar gazetecili mesleği ile doğrudan doğruya ilgili olup gazeteci olarak değerlendirilmelidir” bu tanıma göre davacının talep ettiği dönemde sayfa sekreteri olarak çalıştığı, dolayısıyla düzeltmen vazifesi yaptığı ve gazeteci olarak nitelendirilmesi gerektiği anlaşıldığından talebin kabulüne, davalılardan Merkez Gazete A.Ş.’nin çalışanı olduğu, dolayısıyla sigorta primlerinin bu şirketten tahsiline, diğer davalı şirket ile çalışmaları bulunmadığından bu davalı hakkında davanın reddi ile, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı 218200202101940340322 sicil nolu Merkez Süreli Yayınlar Sanayi ve Tic. A.Ş. ve 218200202107221003403-34 sicil nolu Merkez Gazete Dergi Basın Yayın ve San Tic A.Ş. nezdindeki toplam 09.03.2006 – 31.01.2010 tarihleri arasındaki SGK’ya bildirilmiş çalışmaların tamamının 506 sayılı Kanunun 2098 sayılı Kanun ile eklenen ve 3395 sayılı Kanunla değiştirilen ek-5 maddesi anlamında itibari hizmet gerektirir çalışmalar yaptığının tespitine, dair karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk derece Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2012/577 Esas, 2015/419 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan Kurum ve Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş. vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin, 17.03.2016 tarihli ve 2016/716 Esas, 2016/3496 Karar sayılı bozma kararında “…davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu ancak, geçiş hükümlerini içeren aynı Yasa’nın geçici 7 nci maddesi hükmünde “Bu Yasanın yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Yasa hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında, 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi ve 5953 sayılı Kanundur.
506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde, 212 sayılı Kanunla değiştirilen 5953 sayılı basın mesleğinde çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki münasebetleri düzenleyen kanun kapsamına tabi olarak çalışan sigortalıların 5953 sayılı Kanunu değiştiren 212 sayılı Kanunun birinci maddesi kapsamına giren işyerlerinde geçen çalışmalarının ve basın kartı yönetmeliğine göre basın kartına sahip olmak suretiyle gazetecilik yaparken, kamu kurumlarına giren ve bu kurumlarda meslekleriyle ilgili görevlerde istihdam edilen sigortalıların basın müşavirliklerinde geçen çalışmalarının itibari hizmeti gerektiren çalışmalar olduğu belirtilmiş, öngörülen istisnaları dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesine 19.01.2013 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6385 sayılı Kanunun 15 inci maddesi ile eklenen düzenleme ile de, basın ve gazetecilik mesleğinde Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanların ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olmak suretiyle; Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda haber hizmetinde fiilen çalışanların bu çalışma sürelerinin fiili hizmet süresi zammının hesabında gözetileceği hüküm altına alınmış, 21 nci maddede de, anılan düzenlemenin 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren geçerli olacağı belirtilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının 09.03.2006 – 30.11.2006 tarihleri arasında bildirimlerinin bulunduğu dava dışı Merkez Süreli Yayınlar San. ve Tic. A.Ş.’nin davalı Merkez Gazete Dergi Basın Yayın ve San Tic. A.Ş. ile ilişkisi, Merkez Gazete şirketinin Merkez Süreli Yayınlar şirketince devralıp almadığı, yeni unvanı olup olmadığı hususlarında araştırma yapılmadan, Merkez Süreli Yayınlar San ve Tic. A.Ş. ile Merkez Gazete Dergi Basın Yayın ve San Tic. A.Ş. arasında devir ya da yeni unvan şeklinde bir ilişki bulunmaması halinde Merkez Süreli Yayınlar San. ve Tic. A.Ş.’nin HMK ’nın 124 üncü maddesi gereğince davaya dahil edilerek, göstereceği deliller de toplanmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yine davacının 25.04.2008 – 31.01.2010 tarihleri arasında davalı Turkuvaz şirketi işyerinden bildirimler olduğu ve bu bağlamda davada uyuşmazlığa konu dönem yönünden davalı Turkuvaz şirketine husumet yöneltilebileceği değerlendirilmediği, davacının Turkuvaz şirketi nezdindeki anılan dönem çalışmaları yönünden davalı Merkez Gazete Dergi Basın Yayın ve San. Tic. A.Ş.’nin sorumlu tutulamayacağı, 01.10.2008 tarihi ve sonrası uyuşmazlık konusu dönem yönünden yönünden ise davacının basın ve gazetecilik mesleğinde Basın Kartı Yönetmeliğine göre basın kartı sahibi olması gerektiği, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Basın Yayın Dairesi Başkanlığı’nın 28.05.2014 tarihli yazısında davacının 15.03.2006 tarihinde görevinden ayrılması nedeniyle basın kartının iptal edildiğine ilişkin cevabi yazı dikkate alınmadan, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.” denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılamada, davacının 09.03.2006-30.11.2006 tarihleri arasında bildirim yapan Merkez Süreli…. A.Ş.’nin diğer davalı şirket Merkez Gazete … A.Ş. tarafından devir alındığı anlaşılmış, alınan bilirkişi raporunda sayfa sekreteri olarak çalışan davacının çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında olduğu, 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren itibari hizmet için basın kartı gerektiği de belirtilerek davacının 01.10.2008 öncesi çalışmalarının itibari hizmet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine yönelik rapor dosyaya sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre ve özellikle uyulmasına karar verilen yargıtay bozma ilamına göre; davacının hizmetinin bildirildiği Merkez Süreli … A.Ş.’nin diğer davalı şirket tarafından devir alındığı anlaşıldığından taraf teşkilinin sağlanmış olduğu, dinlenen tanıkların davacının sayfa sekreteri olarak çalışmasının bilirkişi görüşüde dikkate alınarak basın iş kanunu kapsamında itibari hizmet gerektirecek şekilde çalışma olduğu, 01.10.2008 tarihinden ise itibari hizmet için basın kartına sahip olunması ön şart olması da değerlendirildiğinde davacının 01.10.2008 öncesi çalışmalarının itibari hizmet kapsamında değerlendirilmesi bu tarih sonrası çalışmalarına yönelik talebinin ise reddine, buna göre de, davanın Kısmen kabul, kısmen reddine, davacının 09.03.2006 – 30.11.2006 tarihleri arasında Merkez Süreleri Yayınlar Sanayi Tic. A.Ş. ait 1098194.34.02 sigorta sicil numaralı işyerinden, 01.12.2006-24.04.2008 tarihleri arasında Merekz Gaezete Basım Yayın. San. ve Tic. A.Ş.’ne ait 10722103.34.02 sigorta sicil numaralı iş yerinden, 25.04.2008-30.09.2008 tarihleri arasında Turkuaz Radyo Telev. Haber. ve Yayın. A.Ş.’ne ait 1126392.34.02 sigorta sicil numaralı iş yerinden davalı kuruma bildirilen çalışmalarının 506 sayılı Kanunun ek-5 maddesi kapsamında itibari hizmet süresine tabii çalışmalar olduğunun tespitine, 01.10.2008 sonrasına ilişkin davacı tarafın talebinin reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ve davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı SGK Başkanlığı temyiz dilekçesinde; davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğu, Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu ve davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.
2.Davacı vekili, verilen kısmen kabule dair kararın hatalı olduğunu talebine konu dönemler bakımından 01.10.2008 tarihi sonrasındaki dönemler hakkında da davanın kabulüne dair karar verilmesine engel olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı Turkuvaz Radyo Televizyon Haberleşme ve Yay. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde, Yargıtay’ın aradığı zihinsel faaliyet ve üstün yaratıcılık kriterlerinin sayfa sekreterliği konumunda çalışan bir kişi açısından gerekli olmadığı açıktır. Yani 5953 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde aranılan Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında defaatle yer verdiği fikir ve sanat işi yapıyor olma kriteri davacı açısından gerçekleşmemiştir. Dolayısıyla anılan kanun kapsamında çalıştırılmamış olması hukuka herhangi bir aykırılık taşımadığını belirterek verilen kararın bozulmasını istemiştir.
4.Davalı Merkez Gazete Dergi Basım Yay. San. ve Tic. A.Ş. Vekili de temyiz dilekçesinde, Yargıtay’ın aradığı zihinsel faaliyet ve üstün yaratıcılık kriterlerinin sayfa sekreterliği konumunda çalışan bir kişi açısından gerekli olmadığı açıktır. Yani 5953 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde aranılan Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında defaatle yer verdiği fikir ve sanat işi yapıyor olma kriteri davacı açısından gerçekleşmediğini, ayrıca davacının basın kartının iptal edildiğinin de gözden kaçırıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 09.03.2006 – 31.01.2010 tarihleri arasındaki sgk ya bildirilmiş çalışmaların tamamının 506 sayılı Kanunun 2098 sayılı Kanun ile eklenen ve 3395 sayılı Kanunla değiştirilen ek-5 maddesi anlamında itibari hizmete tabi olarak geçtiğinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ile mülga 506 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi ve 5953 sayılı Kanundur.
3. Değerlendirme
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, mahkemece, kabule konu olunan 30.09.2008 tarihinden önceki çalışmalar yönünden davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanunun Ek 5 inci maddesi olduğu anılan maddenin 3 üncü fıkrasının “… Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0.25) formülü uygulanır.” hükmü gereği, hüküm kurulması gerekmekte olduğu, yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 16.05.2000 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 18.02.2000 gün ve 1997/1 Esas – 2000/1 Karar sayılı kararında, anılan Kanunun Ek 5’inci maddesinde öngörülen itibari hizmet süresinin, salt sigortalılık süresine eklenmesi gerekeceği, ayrıca bu sürenin fiili prim ödeme gün sayısına eklenmesinin söz konusu olamayacağına ilişkin kararı dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ilk 5 fıkrasının tamamen silinmesi ile yerine;
“Davanın Kısmen kabul, kısmen reddi ile;
A-Davacının 09.03.2006 – 30.11.2006 tarihleri arasında Merkez Süreleri Yayınlar Sanayi Tic. A.Ş. ait 1098194.34.02 sigorta sicil numaralı iş yerinden bildirilen çalışmalar nedeniyle sigorta primi ödenmiş günleri x 0,25 formülüyle hesaplanan 261 gün x 0.25 = 65 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun,
B-01.12.2006-24.04.2008 tarihleri arasında Merkez Gazete Basım Yayın. San. ve Tic. A.Ş.’ne ait 10722103.34.02 sigorta sicil numaralı iş yerinden bildirilen çalışmalar nedeniyle sigorta primi ödenmiş günleri x 0,25 formülüyle hesaplanan 503 gün x 0.25 = 125 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun,
C-25.04.2008-30.09.2008 tarihleri arasında Turkuaz Radyo Telev. Haber. ve Yayın. A.Ş.’ne ait 1126392.34.02 sigorta sicil numaralı işyerinden davalı kuruma bildirilen çalışmalar nedeniyle sigorta primi ödenmiş günleri x 0,25 formülüyle hesaplanan 155 gün x 0.25 = 38 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun tespiti ile, bu sürelerin davacıya ait sigortalılık süresine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine,
D-01.10.2008 sonrasına ilişkin davacı tarafın talebinin REDDİNE,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı Kurum dışındaki taraflara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.