YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2741
KARAR NO : 2021/6558
KARAR TARİHİ : 18.05.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2018/1693-2019/372
İlk Derece
Mahkemesi : … 9. İş Mahkemesi
Dava, davacının kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu anonşm şirketinden yapılan bildirimlerin 4/1-a kapsamında olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, müvekkilinin 08.11.1996 – 02.02.2015 tarihleri arasında … Kahve Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nde 5510 sayılı Kanuna göre 4/a kapsamında (…’lı olarak) çalıştığına dair karar verilmesini, müvekkilinin 02.02.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespiti ile sigorta hizmetlerinden faydalandırılmasına ve emekliliğe hak kazandığı tarihten itibaren biriken yaşlılık aylığı maaşlarının faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline dair karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davacının … Kahve Gıda Turizm İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nde 5510 sayılı Kanunun 4/a maddesi kapsamında çalıştığının tespitinin bu şirketin yöneticisi ve ortağı olması nedeniyle mümkün olmadığını, yine 5510 sayılı Yasanın 53/2. Maddesinde ve Kurumları Sigorta Genel Müdürlüğünün 2013/11 sayılı Genelgesinde de bu yönde hüküm olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, “Davanın kabulü ile ;
… TC kimlik numaralı davacı …’ in;08.11.1996 tarihi ile 01.10.2008 tarihleri arasında davalı Kurumda 1092311.35 sicil numaralı dosyada işlem gören … Kahve Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nde geçen 6490 günlük baskın çalışması ile yeniden 01.03.2011-31.01.2015 tarihleri arasında geçen 1410 günlük çalışmasının 5510 Sayılı Kanun’un 6111 Sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 53. Maddesi gereğince 4/a kapsamında olduğu, toplam 7900 gün üzerinden 02.02.2015 tarihli tahsis talep dilekçesine istinaden 01.03.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığı anlaşıldığından, biriken yaşlılık aylıklarının yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince “ A-)Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; … 9. İş Mahkemesi’nden verilen 04/06/2018 tarih, 2017/63 Esas ve 2018/246 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
1-Davanın reddine,..” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 01/08/1994 tarihinden itibaren kesintisiz olarak …(4/a) sigortalılığı bulunmakta olduğunu, …(4/a) sigortalılığı şirket ortaklığı öncesinde başlamış ve kesintisiz devam ettiğini, 30 yıl …(4/a) sigorta primi ödediğini, ilk derece mahkemesince tanıkların ifadeleri , … kayıtları, Ticaret Odası kayıtları, Şirket kayıtları bilirkişi raporları ile müvekkilinin …(4/a) kapsamında emekliliğe hak kazandığının ortaya koyulduğunu, bölge adliye mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Uyuşmazlık; Kurum tarafından davacının 11.12.1996 tarihinden itibaren 31.01.2015 tarihine kadar 4/a sigortalısı olarak bildirim yapılan 1092311.35 sicil nolu … Kahve Gıda Tur. İnş. San. ve Tic. A.Ş.’ nin kurucu ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi olması nedeni ile bu işyerinden davacı adına yapılan toplam 6289 günlük 4/a hizmetinin tamamının iptal edilmesi işleminin hukuka uygun olup olmadığıdır
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 2., 1479 sayılı Yasa’nın 24.,25. ve 5510 sayılı yasanın 4., 7., 53. ve geçici 22. Maddeleridir.
1-)Davacının 11.12.1996 tarihinden 5510 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihine kadar hizmet bildirimlerine yönelik olarak;
Davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Yasanın 24/I-g maddesine göre, Anonim Şirketin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları … sigortalısı sayılırlar. Anonim Şirket ortağının şirkette yürüttüğü işler dolayısıyla 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı sayılabilmesi için şirketin hangi işinde ne kadar süre ve ne şekilde çalıştığının, buna dair bir kararın bulunup bulunmadığının, özellikle hizmet akdinin koşullarından olan bağımlılık unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin, şirket ortağının, kimin buyruğunda ve kimden talimat alarak çalıştığının titizlikle araştırılıp incelenmesi ve açıklığa kavuşturulması gerekir. Davacının, 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılığına esas işi, şirket ortaklığının kendisine yüklediği işlerin yürütülmesine yönelik ise, bu taktirde şirketle davacı arasındaki hukukî ilişki vekâlet akdine dayandığından, şirket işlerini görmekten dolayı yukarıda anılan Kanun hükmü gereğince 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olması zorunlu olduğundan, aynı faaliyet dolayısıyla ayrıca 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabulü mümkün değildir. Ancak, davacı, şirket ortaklığının yüklediği görev ve sorumluluğun dışında kalan, mesleki yönden özel ihtisas ve tecrübeyi gerektiren bir işi üstlenmiş ise, bu taktirde 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak bildirilen sürelerin geçerli olduğunun kabulü gerekecektir.
2-)01.10.2008 tarihi sonrasında bildirimlerine yönelik olarak;
5510 sayılı Yasa’nın 4. maddesinin 1. fıkrasında “Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;
3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları, sigortalı sayılırlar.” düzenlemesine yer verilmiştir.
5510 sayılı Yasanın Geçici 22. maddesinde yer alan “Bu Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde belirtilen anonim şirketlerin kurucu ortaklarından daha önce 1479 sayılı Kanunun 24’üncü maddesine tabi olarak sigortalı olanlardan sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde yazılı talepte bulunmaları halinde sigortalılıkları aynen devam ettirilir. Bu süre içerisinde talepte bulunmayanların sigortalılıkları ise bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle sona erer.” hükmü uyarınca davacının 01.10.2008 tarihi öncesinde anonim şirket kurucu ortağı olup olmadığı ve anılan madde çerçevesinde Kuruma yazılı talepte bulunup bulunmadığı belirlenmeli, sigortalılık hallerinin birleşmesini düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 53. maddenin 2. fıkrasındaki “4’üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.” hükmü gözetilmeli ve tüm kanıtlar değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine
dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18/05/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.