YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5025
KARAR NO : 2021/5584
KARAR TARİHİ : 20.04.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, aksine Kurum işleminin iptali ile hizmet birleştirmesi yapılmaksızın yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile birikmiş aylıkların faiziyle davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
11.12.1961 doğumlu davacının 21.02.2012 tarihinde davalı Kurumdan tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurumca, davacı hakkında 27.07.2010-20.02.2012 tarihleri arasında geçen sürede 5510 sayılı Yasanın 53’üncü maddesi kapsamında davacının, 2829 sayılı Yasa kapsamında son 7 yıldaki sigortalılığında 1260 günün 5510 sayılı Yasanın 4’üncü maddesinin b bendi kapsamında olduğu gerekçesi ile tahsis talebinin reddedildiği, davacının ise 2829 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınmaksızın yaşlılık aylığına müstahak olduğunun tespiti amacıyla eldeki davayı açtığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakta ise de, verilen kararın eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, davacının 08.11.1980-07.06.1990 tarihleri arasında tutuklu kaldığı süreyi borçlanmak istediği ne var ki davalı kurumca davacının tutuklulukta geçirdiği sürelerden borçlanabileceği kısmının 19.07.1987 tarihi ile sınırlandırıldığı, buna göre öncelikle davacının tutukluluk süresi içerisinde borçlanma yapabileceği sürenin ne kadar olduğu hususunun net bir şekilde belirlenmesi ve davacının 21.02.2012 tarihli tahsis talebine dayalı olarak ve sadece 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetleri dikkate alınarak, yaşlılık aylığına müstahak olup olmadığı hususunun irdelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereklerinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddî ve hukukî olgular göz önünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, taraf avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.05.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.