Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2019/5199 E. 2020/4817 K. 23.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5199
KARAR NO : 2020/4817
KARAR TARİHİ : 23.09.2020

Mahkemesi : Bolu İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum vekili, trafik iş kazası sonucu kurum sigortalısının vefatı nedeniyle hak sahiplerine ödenen peşin sermaye değerinin 127.662,21 TL’sinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacının 12.12.2017’de bilirkişi raporuna karşı inceleyip beyanda bulunmak üzere süre talep ettiği, Mahkemece kesin süre sonuçları hatırlatılarak 2 haftalık kesin süre verildiği, davacının ıslah talebinde bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Mahkemece talep 127.662,21 TL olmasına talebin külliyen kabulüne karşın, davanın kısmen kabulü denilmek suretiyle, peşin sermaye değerli gelirden doğan kurum zararı olan 127.662,21 TL’sinin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Taraf vekilleri kararın bozulmasını istemiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Eldeki davayla ilgili mahkemenin davanın esasına ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, davaya konu miktar külliyen kabul edilmesine karşın “davanın kısmen” kabulü denilmek suretiyle çelişki yaratması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince, söz konusu karar düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: İlk derece mahkemesince verilen hükmün ilk cümlesindeki “ davanın kısmen kabulü ile” ibaresi silinerek yerine “Davanın Kabulü ile” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınması, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.