Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2019/5283 E. 2020/4818 K. 23.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5283
KARAR NO : 2020/4818
KARAR TARİHİ : 23.09.2020

Mahkemesi : İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi

Dava, yol yardımlarının prime esas kazanca dâhil olmadığının tespiti ile Kurumca haksız olarak tahsil edilen primlerin yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin ihale sözleşmesi kapsamında … Belediyesi Temizlik Hizmetlerini yerine getirdiği sırada çalıştırılan sigortalılara ücret bordrosuna eklenmek suretiyle nakdi yol yardımı ödendiğini, ödenen yol yardımlarının prime esas kazanca dahil edilmemesi gerektiğini belirterek üç farklı işyeri üzerinde 2007/1.ay ile – 2007/10. ay dahil dönemlerinde yol yardımlarına ilişkin yersiz alınan 50.000, TL primin Kuruma ödendiği ayı takip eden aybaşından itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; nakit olarak ödenen yol bedeli, 5510 sayılı Kanunun 80. maddesindeki “görev yollukları” kavramı ile karıştırılmaksızın primden istisna olan ödemeler içinde yer almadığından dava konusu bedelin tamamının sigorta primi kesintisine tutulmasının usul ve yasaya uygun olduğu belirterek davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile, yargıalama aşamasındaki ıslah doğrultusunda 71.527,37 TL davacı iş verence verilen yol yardımına dair sosyal güvenlik destek primi dahil iş veren hissesine isabet eden tutarı toplamının, 06/01/2017 tarihli bilirkişi … raporunda ayrıntıları ile gösterilen aylara ilişkin nakit ödenen yol yardımlarına ilişkin primlerin, davalı kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından iadenin yapılacağı ayın başına kadar hesaplanacak yasal faizi ile Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; nakit olarak ödenen yol bedeli, 5510 sayılı Kanunun 80. maddesindeki “görev yollukları” kavramı ile karıştırılmaksızın primden istisna olan ödemeler içinde yer almadığından dava konusu bedelin tamamının sigorta primi kesintisine tutulmasının usul ve yasaya uygun olduğunu, 506 sayılı Kanunun 77/2. maddesinde prime esas kazancın hesabında dikkate alınmayacak ödemelerin tek tek sayıldığını, bunun yorum yoluyla genişletilemeyeceğini, davacının talebinin de belirtilen istisnalar arasında yer almadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV -TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki aynı nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ:
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 4958 sayılı Kanun’un 36. maddesi ile değişik 77. maddesi olup, anılan maddede; “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:
a)Sigortalıların o ay için hakettikleri ücretlerin,
b)Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,
c)İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.
Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur…” denilmektedir.
“Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur” bölümü 4958 sayılı Kanun ile anılan maddenin ikinci fıkrasına son cümle olarak eklenmiştir.
Görüldüğü gibi, anılan madde hükmünde hangi kazançların prim hesabına esas alınamayacağı sayma yöntemiyle belirlenmiş olup, Türk hukukunda egemen olan kurala göre, ayrık hükümler genişletici değil, daraltıcı yoruma tabidirler ve anılan kural, 23.05.1960 tarihli 11/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır.
Bu kararda sigortalılara ödenen yol ve yemek paralarının ayni yardım niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmış ve prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı görüşü benimsenmiştir. Bunun dışında Yargıtay uygulamasında bazı kararlarda, teknik personele ödenen şantiye ve arazi zammını, hasta sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen araç ücreti, çiğden verilen erzak, elbise dikiş ücreti, yakacak ve yakıt parası ve toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen yemek parası aynî yardım niteliğinde görülmüştür. Anılan nitelikte ödemelerde, ödeme yapılan süreye ilişkin herhangi bir ayrım yapılmamıştır.
Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere ücret, görülen bir işin karşılığında çalışana işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen meblağdır. Bu duruma göre işverence ödenen yol ve yemek yardımı parasını, görülen bir işin karşılığı değil, 506 sayılı Kanun’un 77/2. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ücrete dâhil edilmeyecek ödemeler arasında yer alan” ayni yardım” olarak tanımlamak ve yol, yemek yardımı yerine bedelinin verilmiş olması nedeniyle bu yardımların niteliğini değiştirmemek gerekir.
Öte yandan, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin “Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin %30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.” hükmü ile prime esas kazanca dahil edilmeyecek ödemeler belirtildikten sonra (c) bendinde “(b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur…” hükmüne yer verilerek, (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında yapılan tüm ödemelerin prime esas kazanca dahil olduğu hüküm altına alınmıştır. Burada şu hususa dikkat edilmelidir ki 5510 sayılı Yasa’nın 80. maddesine göre prime esas kazanca dahil olmayan görev yolluğu olup, yol yardımı prime esas kazanca dahildir.
Belirtilen açıklamalar ışığında, somut olaya dönüldüğünde, 01.10.2008 öncesi dönem için mahkemece yol yardımlarının sigorta primine esas kazanç matrahına dâhil edilmemesi gerektiğine dair yaklaşım isabetli ise de, mahkemece, davacı şirketin dosya arasına sunduğu ve Kurumca doğrulanıp doğrulanmadığı anlaşılmayan bordro icmallerinde yer alan tutarlar esas alınarak kurumdan sorulmaksızın hesap yapılmak suretiyle ödendiği belirtilen yol yardımı başlığı altındaki tutarlar dikkate alınmış olup, dosya arasındaki belgelerden davalı Kurumdan gelen ve yol yardımlarının sigorta primine esas kazanç içerisinde değerlendirildiğine dair herhangi bir bordro veya belge bulunmaması karşısında, Mahkemece, öncelikle davalı kuruma verildiği esnada bordrolarda hak edilen ücret dışında ayrıca belirtilen yol yardımlarına dair yardımların varlığı araştırıldıktan sonra, dava konusu dönem içinde, ödenen sigorta primi ve işsizlik sigortası prim tutarları, ait oldukları dönemler ve ödeme tarihleri üzerinden, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle, çalışan her bir sigortalı bazında ödenen yol yardımı tutarları tespit edilmeli ve iadesi gereken tutarın kurum verileri ile doğrulandıktan sonra usulünce belirlenmelidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.