YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5574
KARAR NO : 2020/4722
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
Mahkemesi : İzmir 14. İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı feri müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10 Hukuk Dairesi istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın feri müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 15.6.1985 tarihinden itibaren 1985/Ekim ayına kadar geçen 5 aylık sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı işverenlik vekili feri mürahil kurum vekili cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; “Davanın kabulüne,
Bilirkişi Selçuk bekiroğullarının 09/09/2018 tarihli rapor ve içeriği de gözetilerek davacının davalı işveren …’e ait … sicil sayılı işyerinde 15/06/1985-31/10/1985 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 136 gün çalıştığının, 136 günlük çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine,” karar verilmiştir.
B- BAM KARARI
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince İzmir 14. İş Mahkemesi’nin, 20.12.2018 tarihli, 2016/341 E, 2018/385 K. sayılı kararına yönelik davalı … vekili ile SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil kurum vekili, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır.
Genel olarak; hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Somut olayda, yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, çalışmanın geçtiği belirtilen dönemde işyerinden bildirimi bulunan diğer kişilerin beyanlarına başvurulmalı, çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri ile bu işyerlerinin çalışanları, tespit edilerek, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bu suretle eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, fer’i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.