Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2019/5901 E. 2021/6422 K. 18.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5901
KARAR NO : 2021/6422
KARAR TARİHİ : 18.05.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2016/603-2019/664

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada; ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece bozmaya uyulması sonucu artık bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamakta ise de, bu Kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Hukuk Genel Kurulu’nun 18.10.1989 gün 541-534, 21.2.1990 gün 10-117; 7.10.1990 gün 439-562; 19.2.1992 gün 635-82; 23.2.1994 gün 936-94; 03.03.2010 gün ve 2010/12-81-118; 27.09.2006 gün ve 2006/19-635 E. 2006/573 K; 15.10.2008 gün ve 2008/19-624 E. 2008/632 K ile 17.02.2010 gün ve 2010/9-71 E. 2010/87 K. sayılı kararları da bu doğrultudadır. Mahkemece tarafların beyanlarının alınıp bozmaya uyulmasına da karar verildikten sonra yapılacak iş; bozma gereklerinin yerine getirilmesi olmalıdır. Zira, mahkemece bozmaya uyulması yönünde oluşturulan karar, bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hakkın gerçekleşmesine neden olur.
Somut olayda, Mahkemece, 02.07.2014 tarihli kararın davacı Kurum ile davalılardan … A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizce, kararın bozulduğu, mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi sonucu, kararı temyiz etmeyen davalılardan … Ltd. Şti., …, … açısından Kurum lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmaktadır. Olayda, usulü kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak istisnai bir durum da bulunmadığına göre, artık davalılar … Ltd. Şti., …, … açısından açılan davanın ilk kararda kabul edilen 12.228,00 TL peşin Kurum zararından oluşan tutar dikkate alınmaksızın karar verilmesi olanaklı değildir. Bu ilke, Kamu düzeni ile ilgili olup Yargıtay’ca kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, mahkemece, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi gereğince, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca, hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden davacı Kurum yararına oluşan usuli kazanılmış hak durumu gözetilerek, düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç:Hüküm Fıkrasının tamamen silinmesi ile yerine
“1- Açılan davanın kısmen kabulü ile 10.686,20TL PSD’li gelirin gelir bağlama onay tarihi olan 17.07.2008’den itibaren, 120,87 TL cenaze yardımının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … A.Ş.’den tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, (ilk Hükmü temyiz etmeyen davalılar … Ltd. Şti., …, … yönünden, davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun gözetilmesi ile tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla 12.107,13 TL PSD’li gelirin gelir bağlama onay tarihi olan 17/07/2008’den itibaren, 120,87 TL cenaze yardımının sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine)
2- Harç hakkında bozma öncesi karar verildiği ve davalıların da bu harcı ödediği anlaşılmakla, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacının bu dosya için yaptığı bozma öncesi ve sonrası yaptığı toplam 3.954,30 TL yargılama masrafının davanın kabul – ret oranına göre 3.494,80 TL’sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 2.725,00 TL vekâlet ücreti takdiri ile bu ücretin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı …’ın kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 1.420,93 TL ret vekâlet ücreti takdiri ile bu ücretin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansının taraflara iadesine, cümlesinin eklenmesine, hükmün gerekçesinin de buna göre düzeltilmesine ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/05/2021 oybirliğiyle karar verildi.