Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/10193 E. 2021/9054 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/10193
KARAR NO : 2021/9054
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi

Dava, 26.08.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, … İş Mahkemesi’nin … karar sayılı dosyasında maluliyet oranının tespiti için açtığı davanın kabulüne karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’nun 13/08/2015 tarih ve 1709 sayılı kararı ile engellilik oranının %45 çıktığını, 26.08.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davacının çalışma gücünün en az %60’nı kaybetmediğine karar verildiğini, … İş Mahkemesi’nin 2013/751 esas sayılı dosyasında davacının çalışma gücü kayıp oranının %45 olduğunun tespit edildiğini, kararın Yargıtay’ca onanarak kesinleştiğini, davacıya 01/04/2016 tarihinden geçerli erken yaşlılık aylığının bağlandığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; “davacının çalışma gücü kaybı oranına yönelik adli tıp kurumundan alınan rapor sonucunda davacının çalışma gücü kaybının %45 olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp raporunun 13/08/2015 tarihinde düzenlendiği, davacının tahsis talep tarihini 26/08/2011 olduğu, bu tarihte davacının çalışma gücü kaybının 5510 sayılı kanunun 28. Maddesi kapsamında olmadığı, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 02/02/1998 olduğu, 26/08/2011 tarihinde davacının sigortalılık süresinin 13 yıl 6 ay 4 gün olduğu, 24/08/2011 tarihi itibariyle davacının 2120 gün SSK hizmet günü ve 3699 gün ek 19 borçlanması kapsamında 4819 gün prim gün sayısına sahip olduğu, 26/08/2011 tarihi itibariyle davacının çalışma ve kazanma güç kaybının %36 olduğu, 26/08/2011 tarihi itibariyle davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranın %40 ile %49 arasında olmadığı ve sigortalılık süresinin 18 yıl olmadığı görülmekle; davacının yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi olan 26/08/2011 tarihinde 5510 sayılı kanunun 28/5 maddesindeki şartları sağlayamamış olması nedeni ile bu tarih itibariyle yaşlılık aylığı talep hakkı bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davanın reddine dair ilk karar, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin …karar sayılı ilamı ile; “Davacının tahsis talep dilekçeleri, aylık bağlama kararı, mukteza tablosu, tahsis dosyası ve sigorta sicil dosyası getirtilmeksizin; Kurumun cevap dilekçesi, iç yazışmasına ilişkin yazı ve davacının sunduğu e-devlet çıktılarından yola çıkılarak tahsis şartlarının farazi olarak değerlendirildiği anlaşıldığından, anılan belgeler getirtilerek davacının talep tarihleri itibariyle primi ödenmiş gün sayısı, prim borcu dahil olmak üzere tabi olduğu tahsis şartları şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenerek yapılacak değerlendirmeye göre hüküm kurulmak üzere” kaldırılması üzerine mahkemenin 2019/211 esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden verilen davanın reddine dair karara karşı, Bölge Adliye Mahkemesince ” … İş Mahkemesinin …Karar sayılı dava dosyasından davacının çalışma gücü kaybının %45 olduğu anlaşılmakla, 5510 sayılı kanununun 28/5 maddesi karşısında ilk derece mahkemesi değerlendirmesi yerindedir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı, 01/08/2011 tarihi itibari ile SGK’ya hiçbir borcu bulunmadığını, 2016 yılında emekli olduğunu, talebinin maluliyete ilişkin değil, yaşlılık aylığına ilişkin olduğunu, yaşlılık aylığına hak kazanmak için kanunun istemiş olduğu şartlara haiz olduğunu, yaşlılık sigortası müessesinde çalışma gücü kaybına ilişkin %40-%49 oran arandığını, yerel mahkemece oranın %60 altında olması göz önünde bulundurularak hatalı değerlendirme yapılmış olup usul ve yasaya aykırı bir hüküm kurulduğunu kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının 26.08.2011 tarihli tahsis başvurusu maluliyet oranı %36 olarak tespit edildiği gerekçesiyle red edildiği, davacının 10.04.2011 tarihinde 6111 sayılı yasadan yararlanma ve 17.03.2011 tarihinde geçici 17.madde kapsamında ihya borçlanması talebinde bulunduğu, Yargıtay ….Hukuk Dairesinin 01.03.2016 tarihli onama ilamı ile kesinleşen Manavgat İş Mahkemesinin 01.12.2015 gün 2013/751 E.2015/856 K. sayılı kararı ile davacının meslekte çalışma gücü kaybı (engellilik) oranının %45 olduğunun tespit edildiği, davacıya 5510 sayılı kanunun 28/5 maddesine istinaden 01.04.2016 tarihinden itibaren 2768 gün 4/1-a, 1969 gün 4/1-b, 2699 gün Ek-19 borçlanma olmak üzere toplam 7.436 gün prim gün sayısı üzerinden 4/1-b kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacının yaşlılık aylığı 2829 sayılı Yasa’nın 8.maddesine göre hizmet birleştirilmesi yoluyla bağlanmış olup “Sigortalılık Süresinin Başlangıcı” başlıklı 6.maddesine göre Kurumlardan herhangi birine ilk defa sigortalı olunan tarih, sigortalılık süresinin başlama tarihidir. 01/07/1969 doğumlu davacının ilk defa sigortalı olduğu 28.07.1988 tarihi, sigortalılık süresinin başlama tarihidir. Bu nedenle, sigortalılık başlangıç tarihinin … tarihinde sigortalılık süresinin 13 yıl 6 ay 4 gün olduğu, 18 yıl dolmadığına dair yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş, davacının 5510 sayılı Yasa’nın 4/b maddesi kapsamındaki çalışmaları nedeniyle 26.08.2011 tahsis talep tarihi itibariyle prim borcu bulunup bulunmadığı davalı Kurumdan sorularak, 5510 sayılı kanunun 28/5 maddesi ve 2829 sayılı Yasa hükümleri de göz önüne alınarak tahsis talep tarihi itibariyle davacının yaşlılık aylığı şartları taşıyıp taşımadığını değerlendirmekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin kararının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.