YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/10683
KARAR NO : 2021/13300
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
No : 2020/888-2020/1274
İlk Derece
Mahkemesi :Ağrı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No : 2018/16-2019/315
Dava, iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davalı … hakkındaki davanın usulden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı şirket ile Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve davalı şirket ile Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket bünyesinde sigortasız işçi olarak çalışmakta iken 17.02.2017 tarihinde saat 15.00 sıralarında davalıya ait olan işyerinde kullanılan plastik poşet kesme makinesine elini kaptırması sonucunda 2 parmağının koptuğunu, iş bu kazanın oluşumunda işverenin asli kusurlu olduğunu belirterek iş bu vakıanın iş kazası olduğunun tespiti ile 50.000,00 TL manevi fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın 17.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek ve mevzuatta uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Dava devam ederken mahkeme tarafından davacının maddi manevi tazminat talepleri tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir.
II-CEVAP
Davalı … ve…Temizlik Yemek İmalatı Kırtasiye Bilgisayar Plastik İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davalı…şirketinin çalışanı olduğunu, bu nedenle davalı … ile davanın bir ilgisinin bulunmadığını ve bu nedenle de husumet itirazında bulunduklarını, davacının kaza geçirdiğinde elini araç kayışına kaptırdığını beyan ettiğini, daha sonra ise bu olayın iş kazası olduğunu iddia ettiğini, davaya konu kazanın davacının kusuru ile meydana geldiğini, davacının açtığı dava kapsamında tespit talebi ve tazminat talebinin birlikte görülmesine imkan olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, iş kazası ile ilgili olarak Kuruma herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, kaza ile yapılan iş arasında uygun illiyet bağının bulunu bulunmadığının da belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince “1-Davalı … aleyhine açılan davanın taraf ehliyeti yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Davalı…Temizlik Yemek İmalatı Kırtasiye Bilgisayar İletişim İht. İhr San Tic Ltd Şti ve SGK aleyhine açılan davanın kabulü ile davacının 17.02.2017 tarihinde davalı iş yerinde çalışırken parmağını poşet kesme makinesine sıkıştırması şeklinde gerçekleşen olayın iş kazası olduğunun tespitine,” şeklinde karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince ” 1-Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davacı vekili, davalı Kurum vekili ile davalı…Tem. Yemek İmal. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine” şeklinde karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: davalı …’ın işyeri sahibi olarak sorumlu tutulması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle: iş kazası kabulünün davacının anlatımından ibaret olduğunu, Cumhuriyet Savcılığı soruşturma dosyasında verdiği beyanında aracının tamiri esnasında elini yaralandığını beyan ettiği dikkate alınarak olayın iş kazası sayılamayacağına işaretle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle: olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini, meydana gelen kazanın iş kazası olduğu tespit edildikten sonra bu kaza ile yapılan iş arasında uygun bir illiyet bağının bulunup bulunmadığı ve bu hususta rapor alınması gerektiğini meydana gelen kazanın iş kazası olduğu tespit edildikten sonra bu kaza ile yapılan iş arasında uygun bir illiyet bağının bulunup bulunmadığı noktasında rapor alınması gerektiğine işaretle kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 17.02.2017 tarihinde davalıya ait işyerinde meydana geldiği iddia edilen olayın iş kazası olduğunun tespitine dayanmakta olup Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinin birinci fıkrasında iş kazası,
a- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c-Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d-(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e-Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Somut olayda, mahkemece, yeterince inceleme ve araştırma yapılmadığı, davaya konu olayla ilgili Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1239 soruşturma sayılı dosyasında tespit edilen beyanlar ile mahkemece huzurunda alınan beyanların, çelişkili olduğu, Savcılık dosyasında kollukta beyanına başvurulan davacının trafik sicilinde ağabeyi adına kayıtlı olduğunu belirttiği … plakalı aracın arıza yapması üzerine aracın kaputunu açıp motor kayışını kontrol ettiği esnada sağ el parmaklarını kayışa kaptırması neticesinde kaza geçirdiğini beyan ettiği, bu beyanın davacının ağabeyi … tarafından doğrulandığı ve olay yeri tutanağında da araçta yapılan incelemede kayışın koltuk önünde bulunduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı, mahkeme huzurunda beyanına başvurulan …’ın bu sefer önceki beyanından rücu ederek davacı kardeşi gibi kendisinin de işyerinde çalıştığını, davalı şirkete ait işyerinde çalışması sırasında plastik poşet imalatı işinde kullanılan makineye parmaklarını sıkıştırması neticesinde kaza geçirdiğini beyan edip, kolluktaki beyanlarının işvereni soruşturmadan kurtarmaya yönelik olduğunu belirttiği, beyanına başvurulan davalı tanıkları Neşat Yıldız, Yalçın Yıldız ve Muhammed Şimşek ile Reis İmre’nin ise görgüye dayalı beyanlarının bulunmadığının anlaşıldığı, mahkemece olayın …’ın mahkeme huzurunda beyan ettiği şekilde gerçekleştiği kabul edilerek, olayın işveren şirket yönünden iş kazası olduğuna yönelik hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece yapılacak iş; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında kolluk aşamasında alınan beyanlar ile mahkeme huzurunda alınan beyanlar arasındaki çelişkiyi gidermek, bu hususta davaya konu iş kazasının gerçekleştiği iddia edilen işyerinde çalışması olan bordro tanıklarından ve komşu işyeri tanıklarından davacı işçiyle aynı dönemde çalıştıkları tespit edilecek olanları re’sen tanık sıfatıyla dinlemek, olayın gerçekleşme şekli hususunda ortaya atılan iddiaların doğruluğunu bu tanık beyanları ile de eşleştirerek sonucuna göre olayın bir iş kazası olup olmadığı konusunda her türlü şüpheden uzak delillerle beraber sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, davalı…Temizlik Yemek İmalatı Kırtasiye Bilgisayar Plastik İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti ve Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,
kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.