Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/1104 E. 2021/12014 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1104
KARAR NO : 2021/12014
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, eksik ödendiği iddiasıyla yaşlılık aylığının miktarının yeniden tespiti ve fark aylıkların Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, tahsis tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 61, Ek 34 ve Ek 35. maddeleridir. 61. maddede, “yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanan sigortalıya, bu Kanuna göre tespit edilen göstergesinin katsayı ile çarpımının %60’ı oranında ve aşağıdaki hükümler nazara alınarak yaşlılık aylığı bağlanır.
A) Yaşlılık Aylığı:
a) Sigortalının kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve 5 000 günden fazla ödediği her 240 günlük malüllük yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için % 60 oranı (1)’er artırılarak.
b) (Değişik: 11/12/1981-2564/2 md.) Sigortalının, 5 000 günden noksan ödediği her 240 günlük malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için % 60 oranı 1 eksiltilerek, hesaplanır.
c) (Değişik: 11/12/1981-2564/2 md.) Yukarıdaki (b) fıkrası hükmü, 60 ıncı maddenin (B-C-D) bentlerine göre aylığa hak kazananlar için uygulanmaz.
Bu maddeye göre bağlanacak aylıkların oranı, her halde % 85’i geçemez.
B) Yaşlılık aylığının hesabına esas alınacak gösterge, sigortalının işten ayrıldığı tarihten önceki malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş son 5 takvim yılının prim hesabına esas tutulan kazanç tutarlarına göre bulunacak ortalama yıllık kazanç esas alınarak tespit edilir.
5 takvim yılından daha az takvim yılında prim ödemiş olan sigortalı için ortalama yıllık kazanç, prim ödediği takvim yılları esas alınmak suretiyle hesaplanır. …” hükmüne yer verilmiş, Ek 34. maddede, “malullük, yaşlılık ve ölüm aylıklarının hesabına esas alınacak üst gösterge, sigortalının işten ayrıldığı veya öldüğü tarihten önceki malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmiş son on takvim yılının prim hesabına esas tutulan kazanç tutarlarına göre bulunacak ortalama yıllık kazanç esas alınarak tespit edilir.” düzenlemesine yer verilerek, Ek 35. maddede ise, üst gösterge tablolarının tavan göstergesine göre hesaplanacak aylıkların aylık bağlama oranının % 50 olduğu belirtilmiştir. Anılan maddenin 2. fıkrası ile üst gösterge tablosunun tavan göstergesi ile gösterge tablosunun tavan göstergesi arasında bağlanacak aylıklarda aylık bağlama oranını belirleme yetkisi Bakanlar Kuruluna verilmiştir. Bakanlar Kurulunun 1987/11994 sayılı Kararında üst göstergelerin taban aylık bağlama oranı % 50 olarak belirlenmiş olup, bilahare 1992/2607 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile üst gösterge tablosunda her bir göstergenin taban aylık bağlama oranı ayrı ayrı olmak üzere % 50 ila % 59,9 arasında belirlenmiştir.
Eldeki davada, 01.09.1960-14.03.1991 tarihleri arasında geçen hizmetleri nedeniyle 15.03.1991 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsis edildiği, fakat davacının yaşlılık aylığının eksik hesaplandığı gerekçesiyle yeniden hesaplanmasını talep ederek dava açmış olduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki, dairemiz geri çevirme kararından sonra, davalı Kurumca, davacı hakkında yeni bir tahsis kararının alındığı ve bilirkişi raporu gibi 1966,1968 ve 1969 yıllarında geçtiği anlaşılan toplam 359 günlük çalışmanın davacıya mal edildiği ve 15.03.1991-18.07.2017 tarihleri arasında kalan dönem bakımından davacıya fark aylıkların ödendiği anlaşılmakta olduğundan, öncelikle davacıdan yargılama aşamasında kurumca yapılan bu işleme itirazının olup olmadığı sorulmalı, itirazının bulunmadığının anlaşılması halinde dava konusunun devam edip etmediği üzerinde durulmalı, itirazın varlığı halinde ise, kurumca varlığı ve davacıya aidiyeti kabul edilen 359 günlük süre dışında çalışma gününe ilişkin devam eden ihtilaf konusunda bakiye kalan 686 günlük süredeki çalışmanın varlığına ilişkin delillerinin sorulması ve gerekirse çalışmaların tespiti yönünde dava açması için süre verilerek, varlığı halinde davacının eksik ödendiğine ilişkin iddiasının yeniden değerlendirilmesi ve sonucuna göre fark aylık alacağının bulunup bulunmadığı hususunda davacının aylığını hesaplamak için kullanılan ve 5510 sayılı Yasanın geçici 39. maddesi de dâhil olmak üzere, ilgili Bakanlar Kurulu kararları ve aylıkta esas alınan tüm verileri içerir şekildeki belgelerin celbinden sonra yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alanında uzman bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden, aylık bağlama tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuat gereği, aylık bağlama oranlarını belirten, başlangıçtaki aylık tutarını tespit eden, Kurumca bağlanan aylıkla karşılaştırılarak, fark bulunması halinde gerekçeli ve ayrıntılı olarak sebebini açıklayan rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.