YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11086
KARAR NO : 2021/6178
KARAR TARİHİ : 29.04.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2017/302-2018/687
Dava, rücuan tazminat, istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararından sonra davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı kurum ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
11.04.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle açılan bu davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir. Davalı işveren işçisi sigortalı, işyerinde kalıp sökme işi yaparken yere düşmesi sonucu yaralanmış olup, mahkemece alınan kusur raporuna uyulmadığı ve re’sen değerledirme yapılarak karar verildiği görülmektedir.
1- Davalı …’a mernis adresinde yapılan tebliğin, adı geçen davalının adreste bulunmaması sebebiyle aynı konutta oturan annesine teslim edildiği ve davalının yasal süresi içinde kararı temyiz etmediği anlaşıldığından davalı …’un temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE,
2- Kusur raporlarının, 506 sayılı Yasa, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar…” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, hükmüne uyulan bozma ilamı kapsamında hakkında ceza yargılamasında kusur öngörülen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen davalı … yönünden somut olaydaki şahsi kusuru yönünden ayrıntılı değerlendirme yapılarak, davaya konu kazayla ilgili maddi olgu doğru belirlenmeli, olayın niteliği, davalıların ve dava dışı tarafların olay anındaki sıfatları ve olaya etkileri araştırılarak olayın nasıl gerçekleştiği ile tarafların kusur oranlarının ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi amacıyla uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu alınmadan ve mevcut çelişkiler giderilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirir. Kabule göre de bozma kararında da belirtilmesine karşın, davalı şirketin karar başlığında ticaret sicilinde kayıtlı unvanıyla belirtilmesi gerekirken anılan hususa dikkat edilmemesi de isabetsizdir.
O hâlde, davacı Kurum ve davalı şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine 29.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.