YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11212
KARAR NO : 2021/13767
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yol ve yemek yardımlarının prime esas kazanca dâhil olmadığının tespiti ile Kurumca haksız olarak tahsil edilen tutarın yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak, yapılan yargılama ile ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Hükmün davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı şirketin talebinin 18.09.2006-31.12.2006 tarihleri arasına yönelmesi karşısında, davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 4958 sayılı Kanunun 36. maddesi ile değişik 77. maddesi olup, anılan maddede; “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:
a)Sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerin,
b)Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,
c)İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.
Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur…” denilmektedir. “Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur” bölümü 4958 sayılı Kanun ile anılan maddenin ikinci fıkrasına son cümle olarak eklenmiştir.
Diğer taraftan, 506 sayılı Yasanın, 01.01.2004 tarihinde yürürlüğe giren 77. maddesindeki değişiklikle; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca açıklanan muafiyet miktarlarını aşan nakden ödenen yemek yardımlarının prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi gerektiği düzenlenmiş olup, 29.01.2004 tarih ve 25361 sayılı RG de yayımlanan “Sigorta Primlerinin Hesabına Esas Tutulacak Kazançların Aylık tutarının Tespitinde Nazara Alınmayacak Yemek Parası ile Çocuk ve Aile Zamlarının Günlük ve Aylık Tutarının tespitine İlişkin tebliğ’in 4. maddesine göre; sigortalılara yemek parası adı altında yapılan ödemelerin işyerinde veya müştemilatında yemek verilememesi şartıyla fiilen çalışılan gün sayısı dikkate alınarak 16 yaşından büyükler için her yıl belirlenen günlük asgari ücretin %6 sının yemek verilecek olan gün sayısı ile çarpılması sonucu bulunacak miktar, prime esas kazanç matrahına dâhil edilemeyeceği” öngörülmüştür.
Görüldüğü gibi, anılan madde hükmünde hangi kazançların prim hesabına esas alınamayacağı sayma yöntemiyle belirlenmiş olup, Türk hukukunda egemen olan kurala göre, ayrık hükümler genişletici değil, daraltıcı yoruma tabidirler ve anılan kural, 23.05.1960 tarihli 11/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır.
Bu kararda sigortalılara ödenen yol ve yemek paralarının ayni yardım niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmış ve prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı görüşü benimsenmiştir. Bunun dışında Yargıtay uygulamasında bazı kararlarda, teknik personele ödenen şantiye ve arazi zammını, hasta sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen araç ücreti, çiğden verilen erzak, elbise dikiş ücreti, yakacak ve yakıt parası ve toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen yemek parası aynî yardım niteliğinde görülmüştür. Anılan nitelikte ödemelerde, ödeme yapılan süreye ilişkin herhangi bir ayrım yapılmamıştır.
Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere ücret, görülen bir işin karşılığında çalışana işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen meblağdır. Bu duruma göre işverence ödenen yol yardımı ödemesini, görülen bir işin karşılığı değil, 506 sayılı Kanunun 77/2. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ücrete dâhil edilmeyecek ödemeler arasında yer alan” ayni yardım” olarak tanımlamak ve yol yardımının nakden verilmiş olması nedeniyle bu yardımın niteliğini değiştirmemek gerekir.
Eldeki davada, davacı tarafından çalıştırıldığı belirtilen sigortalılarına yol ve yemek yardımları yapılıp yapılmadığı ile yapılmış ise miktarının ve davalı Kurumca bu miktarın prime tabi tutulduğunun yöntemince belirlenmesi ve alacağın ispatı gerekirken bu yönde bir araştırmanın yapılmaması, bozma nedenidir.
Mahkemece, davacının ihaleli olduğu anlaşılan bu iş nedeniyle açtığı işyerinde çalıştırdığını iddia ettiği ve her bir sigortalıya ödenen ücretlere ilişkin olarak inceleme yapılması gereğinin gözetilmemesi ve sigortalılar hakkında esas alınan prime esas kazanç matrahı içerisinde yol ve yemek yardımının olup olmadığının ve davalı kurumun bu tutarları prime esas kazanç matrahı içerisinde değerlendirerek prime tabi tuttuğu iddiasına ilişkin olgunun dava dosyasına henüz yansıtılmaması karşısında, öncelikle her bir sigortalı hakkında davalı Kurumun esas aldığı prime esas kazançları gösterir belgelerin celbi ile yol ve yemek yardımlarına dair yapıldığı belirtilen ödemelerin bu belgelerde açıkça belirtilip belirtilmediği, davalı kurumun işçilere dair sayılan belgeleri almasına ve yapılan yol ve yemek yardımlarının varlığından haberdar olmasına rağmen prime esas kazaca tabi tuttuğuna ilişkin olguların tespit edilmesi ve ödemelerin varlığına ilişkin olarak sigortalı imzalı günlük tediye fişlerinin ve ücret bordrolarının dosyaya kazandırılması ve bu aşamadan sonra, davalı kurumca yol ve yemek yardımlarının sigorta primine esas kazanç içerisine dâhil edildiğine ilişkin iddianın irdelenmesi ve yasal muafiyeti aşan yemek yardımının prime esas kazanç matrahı içerisinde değerlendirilmesi ile sonucuna göre davacı şirketin alacağının varlığı net bir şekilde ispatlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.