Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/11431 E. 2021/10162 K. 14.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11431
KARAR NO : 2021/10162
KARAR TARİHİ : 14.09.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile bir kısım sigortalılığının geçersizliği sonucunda sigortalı sayılmayan ve bu nedenle yaşlılık aylığı şartlarını kaybettiğinden bahisle aylığın kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, mahkemece verilen 20/04/2016 tarihli karar, Dairemizin bozma ilamı ile özetle, “…Mahkemece, öncelikle davalı kurumdan sorularak davacı adına hangi dönemlerin fiili çalışma olarak kabul edilmediği hususu net olarak belirlenmeli, bu dönemler bakımından bildirimlerin yapıldığı işyerlerinin işverenleri irdelenmeli, işyeri dosyaları getirtilmeli ve Kanun kapsamına alınış tarihleri irdelenmeli, aslen 46254 ada 1 sayılı parsel içerisinde birden fazla inşaat işyeri ve birden fazla işveren olup olmadığı hususu irdelenmeli, her bir işyerinin iskan ve yapı ruhsatı tarihleri ile ruhsat ve yapı sahipleri belirlenmeli, bu binalar içerisinde uzun süredir sakin olanlar resen belirlenerek Kurum müfettiş raporu içeriğindeki iddialar irdelenmeli ve davacının çalışmalarını bilebilecek şekilde komşu bina, inşaat veya işyerlerinden tanıkların varlığı öncellikle taraflardan bulunamaz ise resen araştırma ilkesi çerçevesinde araştırılmalı ve belirlenecek kişilerin beyanlarına başvurulduktan sonra dinlenen tanık beyanlarına göre davacının inşaata getirdiği malzemelere ait olarak verilen yazılı belgelerinin bulunup bulunmadığı hususu da ayrıntılı ve açıkça irdelenmeli ve çalışmanın fiili olup olmadığı hususunda tüm deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi…” gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Eldeki davada ise, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı ile oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde, öncelikle, iptal edilen çalışma döneminin davacı iddiası gibi 2002 ve 2003 yılları arasına ilişkin olmadığının aslen sonraki tarihlerde iptalin söz konusu olduğunun anlaşılması karşısında, davacıdan HMK’nın 31. maddesi gereğince alınacak açıklama ile hangi dönemde hangi tarihler arasında ve nerede çalıştığı hususunu da açıklayacak şekilde alınacak beyan ve delillerinin sorulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir.
Diğer taraftan, davacının iptale konu dönem dışında, … adına kayıtlı işyerinde 27.07.2004 – 30.04.2005 tarihleri arasında çalışmalarının geçtiği anlaşılmakta olduğundan, davacının iptale konu dönemde…Konut Yapı Kooperatifinde çalışmayıp, adı geçen … nezdinde çalışmalarının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, bu kişinin…Konut Yapı Kooperatifi yönetiminde bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması ile, Güç Ltd. Şti.’nin işyeri dosyası ve iptale konu dönemlerdeki bordrolarının celbi ile bu işyerinde çalışması gereçekleşmiş bordrolu tanıkların beyanlarının da alınması sonrasında, mevcut delillerle birlikte fiili çalışma olgusunun varlığı irdelenerek sonucuna gore bir karar verilmesi gerekirken yazıllı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.