YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11559
KARAR NO : 2021/13692
KARAR TARİHİ : 08.11.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No : 2020/580-2020/653
Davalılar : …
adına Av. …
Dava, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesince davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM
Davacı, davalı … işyerinde 23/06/2009-27/01/2014 tarihleri arasında en son 1.200,00 TL ücretle hizmet akdine dayalı olarak geçen çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı …, davacının davalı işyerinde çalışmadığını, hizmet cetveli incelendiğinden nizalı dönemde başka şirketlerden bildirim yapıldığının anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, davanın kısmen kabulüne, Davacı …’in 2009 Haziran için 20 gün, 2009 Temmuz için 20 gün, 2009 Ağustos için 20 gün, 2009 Eylül için 20 gün, 2009 Ekim için 20 gün, 2009 Kasım için 20 gün, 2009 Aralık için 20 gün, 2011 Kasım için 20 gün, 2012 Aralık için 16 gün, 2013 Şubat için 16 gün, 2013 Temmuz için 18 gün dönemine ilişkin toplamda 210 gün hizmet süresinin tespiti ile bu dönem bakımından sigortalılığa ait işlemlerin yapılması ve bu döneme ait sigorta primlerinin yatırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir
B-BÖLGE ADİLYE MAHKEMESİ KARARI
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi, davalı … ve davalı … vekillerinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısman kabulüne, davacı …’in 2009 Haziran için 20 gün, 2009 Temmuz için 20 gün, 2009 Ağustos için 20 gün, 2009 Eylül için 20 gün, 2009 Ekim için 20 gün, 2009 Kasım için 20 gün, 2009 Aralık için 20 gün, 2011 Kasım için 20 gün, 2012 Aralık için 16 gün, 2013 Şubat için 16 gün, 2013 Temmuz için 18 gün dönemine ilişkin toplamda 210 gün hizmet süresinin tespiti ile bu dönem bakımından sigortalılığa ait işlemlerin yapılması ve bu döneme ait sigorta primlerinin yatırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davasının kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğunu, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere çalışmasının kısmi değil tam zamanlı olduğunu, davalı … vekili, davacının müvekkil Kurum bünyesinde çalıştığını iddia ettiği tarihlerde başka şirketler bünyesinde çalıştığını, fiili olarak davalı işyerinde çalışmasının olmadığını, davalı SGK vekili, kamu düzenini ilgilendiren bu tür davalarda titizlikle araştırma yapılması gerektiğini, salt tanık beyanları ile sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 80. Maddeye göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında, madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas – 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas – 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas – 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas – 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas – 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
İnceleme konusu dosyada; Davacı 23.06.2009-27.01.2014 tarihleri arasında çalıştığının ve son aylık ücretinin 1.200.00 TL olduğunun tespitini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı … tarafından dosyaya kısmi çalışanlara ilişkin puantaj kayıtları ile ödeme belgelerinin sunulduğu, celp edilen banka kayıtlarından davacıya yapılan ödemelerin tespit edildiği, mahkemece puantaj kayıtları esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece hizmet tespiti talebine ilişkin kısmen kabul kararı yerinde ise de; prime esas kazanç yönünden yöntemince araştırma yapılarak infaza elverişli hüküm tesis edilmemesi isabetli değildir. Bu nedenle işçilik alacakları dosyası bulunup bulunmadığı da araştırılmak suretiyle prime esas kazancın tespiti istemi yönünden inceleme yapılmalı, asgari ücretin altında bir ücrete hükmedilemeyeceği gözetilmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilerek karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan …’na iadesine, 08.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.