YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1389
KARAR NO : 2020/5162
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tüm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 27.01.2020 tarihli yazısı kapsamında, kurum sigortalısı …’a 04.03.2009 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına istinaden 8/199899 tahsis numarası ile gelir bağlandığı, daha sonra 09.10.2012 tarihli tahsis talebine istinaden sigortalıya uzun vade sigorta kolları üzerinden 01.11.2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, aylık başlangıç tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanunun 54. madde hükmü gereği kısa vadeli sigorta kollarından ödenmiş olarak gelirin yarıya düştüğü bu kapsamda 01.11.2010 ile 01.11.2012 tarihleri arasında, 3.623,65 TL fiili ödeme yapıldığı, 25. 583,00 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin 19.02.2020 onay tarihi itibariyle ödendiğinin belirtildiği, ancak dosyadaki mevcut gelire ilişkin hesap tablosundaki tutarların, anılan yazı ile bildirilen kayıtlar gözetildiğinde, çelişkili olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 5510 sayılı Kanunun 54. maddesinin ilk peşin sermaye değerli gelire uygulandığı gözetilerek, rücuan tazminat davasına konu edilmesi gereken gelirler, Kurumdan sorulmalı, itiraz halinde bilirkişi marifetiyle rücu konusu tutar belirlenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Nitekim, bu hesaplama yapılırken sigortalıya bağlanan gelirin başlangıç tarihindeki gelir esas alınmak suretiyle ilk peşin sermaye değerli gelir miktarının belirlenmesi gereği gözetilip onay tarihinin de değişmeyeceği nazara alınarak belirleme yapılmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı’ya iadesine, 29/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.