YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2154
KARAR NO : 2021/6064
KARAR TARİHİ : 28.04.2021
Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum, davalı … ve davalı …Ş. vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum, davalı … ve davalı …Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Kurum sigortalısı …’nin davalı şirkete ait işyerinde iş sözleşmesi ile çalışırken 30/04/2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş görememezlik durumuna girdiğini, kazanın, davalı işveren şirket çalışanı sigortalının, … Ticaret A.Ş.’nin Gebze’deki mağaza açılışı nedeniyle … Gölcük mağazası çalışanı diğer davalı …’in kullandığı … plakalı araç ile Gebze’ye giderken, … plakalı …’ın sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle meydana geldiğini, olayın iş kazası olduğunu; kaza dolayısıyla sigortalıya şimdilik 79.664,94 TL ilk PSD’li gelir bağlandığını, 217,50 TL tedavi masrafı yapıldığını, ayrıca 2.686,57 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini belirterek, fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak kaydı ile sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelirin yarısının davalı işveren ile 3.kişi durumundaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen, gelirin kalan yarısının ise davalı işverenden tahsiline, 2.686,57 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ise davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette çalışan … ile birlikte 5 personelinin 30/04/2011 tarihinde görevli olarak başka bir mağazaya … tarafından kullanılan araç ile gittikleri sırada meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığını, kazanın gerçekleştiği … plaka sayılı aracın müvekkili şirkete ait olmadığını, kiralanmış veya iş amaçlı kullanılan bir araçta olmadığını, söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru ve dolayısıyla zararlarının meydana gelmesinde illiyet bağının bulunmadığını, aynı zamanda herhangi bir kusurununda bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum sigortalısının geçirdiği iş kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin iş yerinde kasiyer olarak çalışan bir personel olduğunu, bu şekilde kasiyer olarak çalışan birisinin taşıma görevi gören işvereninin kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde işverenin yanında … plakalı araç sürücüsü davalı …’ın kusurlu olduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … dilekçesinde; kazanın gerçekleşmesinde tüm kusurun trafik raporunda görüldüğü gibi …’te olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, iş kazasının meydana gelmesinde davalı …’in %40, …’ın %30, … Ticaret A.Ş.’nin %30 oranında kusurlu olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Yerel mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvuran taraf vekillerinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalılar istinaf gerekçeleri ile aynı nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurarak ; kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacı Kurum, 08.02.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle kazalıya bağlanan gelir ve ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinden oluşan kurum zararının tahsilini talep etmiş olup davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanununun 21. ve 76 . maddeleridir.
5510 sayılı Kanun’un “İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21. maddesine göre; İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile işveren davalının, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.
Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu ile ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle sigortalı ile davalının ve varsa dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri konusunda rapor alınması gereklidir.
15.12.2017 tarihli, Makemece de hükme esas alınan bilirkişi raporundaki davalılara toplamda %100 oranında kusur atfı oluşa uygun olmayıp, işveren … Ticaret A.Ş.’ne işçiyi yorgun çalıştırma faktörü haricinde, illiyet bağı geniş tutularak kusur atfı yapılması yerinde görülmemiştir. Bu nedenle işaret edilen yasal düzenlemeler uyarınca iş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; maddi olayın özellikleri dikkate alınarak, ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar; ki somut olayda işçinin dinlendirilmeden çalıştırılıp çalıştırılmadığı hususu ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır. Bu kapsamda olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden bu çerçevede yeniden uygun bir kusur raporu alınmalı, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek, bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum, davalı … ve davalı …Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı … ve davalı ….’ye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.