Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/2182 E. 2020/5063 K. 29.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2182
KARAR NO : 2020/5063
KARAR TARİHİ : 29.09.2020

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Üye …’ün muhalefetine karşın, Başkan …, Üye …, Üye … ve …’nın oylarıyla ve oyçokluğuyla 29/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Dava, aksi kurum işleminin iptali, 28.06.1989 tarihindeki bir günlük çalışma süresinin tespiti ile bu tarihin sigorta başlangıcı olarak belirlenmesi istemlerine ilişkindir.
Davanın kabulüne dair ilk hüküm, davalı Kurum tarafından temyizi üzerine Dairemizce eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuş; uyulan bozma ilamı sonrası bozma kararının gerekleri yerine getirilmeksizin bu sefer istemin reddine dair verilen hükmün onanmasına yönelik Daire kararına aşağıda gösterilen nedenlerle iştirak etmiyorum.
Anayasa’nın 12. ve 60. maddelerinde belirlenen sosyal güvenlik hakkının, sosyal hukuk devletinin bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alması yükümlülüğü ile birlikte değerlendirildiğinde, kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve vazgeçilemez bir hak olduğu hususu 5510 sayılı Yasanın 92. Maddesinde de benzer şekilde tekrar edilmiştir.
Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Aksi kurum işleminin iptali, 28.06.1989 tarihindeki bir günlük çalışma süresinin tespiti ile bu tarihin sigorta başlangıcı olarak belirlenmesi istemlerine ilişkin olan davada, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, ifadelerine başvurulan tanık anlatımları ve tüm dosya içeriğine göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, istemin reddine dair hükmün onanması yöndeki Daire çoğunluk görüşüne katılmak mümkün değildir.
Belirtilen nedenlerle çoğunluğun aksi yöndeki onama kararına katılmayıp, anılan değerlendirmelere aykırı yaklaşım gösteren İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASI gerektiğini düşünüyorum…