YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/224
KARAR NO : 2021/4895
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan bozma ilamında “davalı işverene ait işyerinde 24.11.1977-31.12.1997 tarihleri arasında çalıştığı halde bildirilmeyen bu hizmetlerin tespitini talep etmiştir. Mahkemece davacının davalı işyerinde çalıştığının tespit edildiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Bu bakımdan; davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, davalı işyerinin bir kamu kurumu da olduğu gözetilerek işyerine ait tüm evraklar ile ilgili orman işletme programı getirtilerek dosyaya eklenmeli, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler ile çalışılan bölgelerdeki şef, müdür vb. resmi çalışanlar ile bu bölgelerdeki muhtar ve azalar re’sen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarındaki çelişkiler giderilerek, ifadelerin değerlendirilmesinde; iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi, işin ve işyerinin niteliği ile çalışanların yıllık çalışma süresi nazara alınmalı, davalı işyerinde çalışmak için ilgili muhtarlıklardan verilen herhangi bir belge bulunup bulunmadığı araştırılmalı varsa bu belgeler dosyaya eklenmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi” gerektiği belirtilmiştir.
Dava, hizmet tespiti davası olup; davanın Yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Davacının hizmetlerinin geçtiğini ileri sürdüğü işyeri, bir kamu kuruluşudur. Kamu Kurumunda çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Nitekim, davacıya ait gerçekleşen çalışmaların tespitine yönelik araştırmada, 1977/2, 1978/2 ve 1982/2 dönem bordrolarında davacının toplam 145 gün çalışmasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında, getirilen Kurum kayıtları ve dinlenen kamu ve bordro tanıklarının beyanlarından somut olay değerlendirildiğinde, davacının dava konusu Manisa Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Akhisar, Gördes işletmelerinde hangi tarihler arasında çalıştığı, çalışmış ise yılın hangi aylarında çalıştığı, ne iş yaptığı, Manisa’nın hangi ilçelerinde hangi bölgelerinde çalıştığı, ücretini nasıl aldığı, haftalık mı aylık mı çalıştığı, günlük çalışma süresi ve ücretinin ne kadar olduğu konularında hiç bir bilginin bulunmadığı, kaldı ki davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri kamu işyeri olup bu tür kamu kurumlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Dairemizin yerleşmiş görüşleri de bu yönde olup ücret bodrolarında her hangi bir prim kesintisi yapılmadığı halde davalı kamu kurumunca vahidi fiyat hizmet sözleşmesine istinaden davacının hizmetlerinin bildirilmiş olması, Kuruma bildirimi yapılmayan hizmet dönemlerinde çalışmaya ve ücret ödemeye ilişkin davalı Kurum nezdinde herhangi bir yazılı belge ve kaydın bulunmamış olması karşısında, 506 sayılı Yasada öngörüldüğü şekilde hizmet akdine dayalı olarak eylemli veya gerçek biçimde kesintisiz çalışmanın varlığı açıkça ortaya konulamamış olması karşısında davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’ne iadesine, 08/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.