YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2740
KARAR NO : 2020/4719
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tüm taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davacı Kurum asıl ve birleşen davada, 14.9.2011 tarihli iş kazasında sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya sağlanan yardımlar nedeniyle oluşan Kurum zararının rücuan tahsilini talep etmiş olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı yasanın 21.maddesidir.
Anılan maddenin birinci fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği, 4. fıkrasında, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle gerçekleşmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısının, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edileceği belirtilmiştir.
Öte yandan aynı Kanun’un 12. maddesinde, alt işverenin, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişi olduğu belirtilmiştir.
Asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı için, öncelikle, işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverinin işverenlik sıfatına sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
Dosya kapsamında iş kazasının meydana geldiği, “Bingöl havaalanı üst yapı ve müteferrik işler inşaatı” işinde, davalılar … İnş ve Tic A.Ş. ile … İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında asıl-alt işverenlik ilişkisinin bulunduğu belirgindir.
Hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda; asıl işveren … İnş. Tic. San. A.Ş.’nin %35, alt işveren … İnş. İth. Tur. Taşm. San.Tic. Ltd. Şirketinin % 40 ve sigortalının %25 oranlarında kusurlu bulundukları anlaşılmaktadır.
Davacı vekili tarafından birleşen dosya kapsamında verilen dava dilekçesinde kurum zararının müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında giderilmesi talep edilmiş olmasına karşın Mahkemece birleşen dava yönünden verilen kararda, ıslah dilekçesi ve davalıların %75 oranında kusurlu oldukları dikkate alınmaksızın kurum zararının %50 sinin hüküm altına alınmış olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinin silinerek yerine; “6-Davanın kabulü ile, bağlanan sürekli iş göremezlik geliri yönünden 8.138,96 TL’nin onay tarihi olan 12/02/2013 tarihinden itibaren, tedavi gideri yönünden 189,54 TL tedavi giderinin sarf ve ödeme tarihinden itibaren, geçici iş göremezlik ödeneği yönünden 2.573,70 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, (asıl davada hüküm altına alınan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri ile tahsilde tekerrür olmamak üzere) davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine” ibaresi yazılarak, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan alınmasına, 22.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.