YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/348
KARAR NO : 2021/5740
KARAR TARİHİ : 21.04.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine,… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı vekilince istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirket bünyesindeki işyerinde, 02.05.2003 Tarihinden itibaren tezgahtar olarak ve kesintisiz şekilde çalıştığı halde işe giriş başlangıç tarihinin 05.08.2008 olarak gösterilmiş olduğunu belirterek, anılan 02.05.2003 tarihinden itibaren sürekli kesintisiz çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı için işyerinden, 05.08.2008-29.08.2011 tarihleri arasında hizmet bildirimleri yapılmış olduğunu, işyerinin 2012 yılı itibariyle tasfiye haline girmiş bulunduğunu belirterek, iddianın yöntemince araştırılmasını ve kanıtlanması gerektiğini, Kurum yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; 5 Yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davacının işyerine 05.08.2008 da girerek 29.08.2011 Tarihinde işten çıktığını ve işyerindeki çalışmalarının Kurum’a bildirilmiş olduğunu, bunun dışındaki çalışma iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince, “… davacının davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilen 05/08/2008-29/08/2011 tarihleri arasında dışında çalıştığı iddiasını dosya kapsamında ispatlayamadığı, davacının iddia konusu dönemde işyerinde geçen ve kuruma bildirilmeyen hizmetinin bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiştir…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının iddia ettiği tespite konu dönemde kuruma bildirilmeyen hizmetinin bulunmadığına ilişkin hükmün dayandığı maddi delillere, delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU NEDENLERİ
Davacı vekili davanın kabulü gerekirken reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, … 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, … 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Şu halde yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda; hakkındaki davada davanın reddine karar verilen davalı Tasfiye Halinde… Deri San. ve Tic.Ltd. Şti.’nin,dava açıldığı tarih olan 19.07.2013 tarihinden itibaren tasfiye halinde olduğu Bölge Adliye Mahkemesince dava hakkında verilen karar tarihinin ise 07.11.2019 tarihi olduğu gözetildiğinde bu süreler arasında tasfiye halinde olan davalı şirketin tasfiyesinin halen devam edip etmediğinin,dolayısıyla sicilden terkin edilip edilmediği hususunda dosya kapsamında bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, Mahkemece,davalı Tasfiye Halinde … Deri San.ve Tic.Ltd.Şti.’nin ilgili ticaret sicilinden terkin edilip edilmediğinin araştırılması,terkin edildiğinin anlaşılması halinde bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan adı geçen davalı şirket aleyhine karar verildiği anlaşılmış olmakla, davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.