YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/434
KARAR NO : 2021/10267
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yaşlılık aylığı almakta iken, davalı Kurum tarafından maluliyet oranının düşürülmesi sonucu mahrum bırakılan 01.11.2011-11.11.2013 tarihleri arasındaki aylıkların faiziyle tahsili istemine ilişkindir..
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, uyulan bozma ilamımızda, “…Bu durumda, mahkemece öncelikle, tahsiste esas alınan tüm tedavi evrakları ile birlikte davalı sigortalıya ait tedavi evrakları nazarında, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan ilk tahsis tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri gereğince çalışma gücü kaybı oranı ile bu oranın halihazırda kaç olduğu ve değişiklik tarihi yönünden rapor alınmalı, anılan raporun Kurum yönünden bağlayıcı olduğu gözetilerek, davalının itirazı halinde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden bu yönde rapor alınmalı, raporlar arasında çelişki bulunması halinde Adli Tıp kurumu Genel Kurulundan rapor alınarak, ilk yaşlılık aylığı tahsis tarihinde ve sonrasında davalı sigortalının çalışma gücü kaybı oranı belirlenerek, 506 sayılı Yasanın 60 ve Geçici 87. maddeleri kapsamında yaşlılık aylığı şartları irdelenmelidir….” hususları belirtilmiş olup, bozma sonrası Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’ndan alınan 31.10.2017 tarihli raporda, 1554 sayılı sağlık kurulu raporları Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre değerlendirildiğinde oranının %52 olduğuna dair karar verilmesi üzerine, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
Bir önceki bozma ilamımızda, ilk tahsis tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri gereğince çalışma gücü kaybı oranı ile bu oranın halihazırda kaç olduğu ve değişiklik tarihi yönünden rapor alınması gerektiği belirtilmiş olup, Yüksek Sağlık Kurulu’ndan alınan raporda, sadece özür oranının belirlendiği, ilk tahsis tarihindeki çalışma gücü kaybı oranı ile hali hazırdaki oranın ayrı ayrı belirtilmediği ile var ise değişiklik tarihine dair bir değerlendirme yapılmadığı belirgindir.
Bir önceki bozma ilamında belirtildiği şekilde, davacının ilk tahsis tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri gereğince çalışma gücü kaybı oranı ile bu oranın halihazırda kaç olduğu ve değişiklik tarihi yönünden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, anılan raporun Kurum yönünden bağlayıcı olduğu gözetilerek, davalının itirazı halinde 3. Adli Tıp İhtisas Kurulundan bu yönde rapor alınmalı, raporlar arasında çelişki bulunması halinde Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınarak, ilk yaşlılık aylığı tahsis tarihinde ve sonrasında davalı sigortalının çalışma gücü kaybı oranı belirlenerek, 506 sayılı Yasanın 60 ve Geçici 87. maddeleri kapsamında yaşlılık aylığı şartları irdelenmelidir
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.