Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/4605 E. 2021/6557 K. 18.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4605
KARAR NO : 2021/6557
KARAR TARİHİ : 18.05.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2019/2251-2020/191
İlk Derece
Mahkemesi : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Asıl dava, maluliyet aylığının kesilmesine ve borç tahakkukuna ilişkin kurum işleminin iptali, birleşen dava ise itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı-birleşen dosya davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı … vekili, müvekilinin maluliyet aylığının kesilmesine ve 69.300,54 TL yersiz ödeme gerekçesi ile borç tahakkuk ettirilmesine yönelik davalı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 2018/283 Esas 2018/802 Karar sayılı dosyasında davacı … Başkanlığı vekili; davalı …’a 01.11.1983 tarihinden geçerli olmak üzere 506 sayılı Kanunun 54.maddesine göre maluliyet aylığı bağlanmasından sonra davalı sigortalının 10.06.1988 tarihi itibariyle çalışmaya başladığının tespit edildiğini ve aylığının ödemesinin durdurulduğunu, davalıya yersiz ödenen 69.300,54 TL Kurum alacağının tahsili için … 1.İcra Müdürlüğü’nün 2018/3193 Esas sayılı dosyasından borçlu aleyhine icra takibi başladığını, davalı borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
… vekili, Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
… vekili, müvekkilinin malulen emekli olduktan sonra hiçbir yerde çalışmadığı hususunun tanık beyanlarıyla ispatlanacağını, müvekkilinin Kuruma herhangi bir borcu olmadığını, icra takibine konu bedelden sorumlu olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda *davanın reddine,
*Birleşen karşı davanın kabulü ile, karşı davalı …’ın … 1.İcra Müdürlüğünün 2018/3193 sayılı takibine yapmış olduğu itirazın iptaline takibin aynen devamına,
Haksız itiraz edilen ve hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %20 oranında takdir olunan 13.800 TL inkar tazminatının da karşı davalı …’dan alınarak karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi, A-) Davacı-birleşen dosya davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 15.10.2019 tarih, 2018/363 Esas ve 2019/658 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
*Davanın Reddine,
*Birleşen … 1. Asliye hukuk (iş) mahkemesi’nin 2018/283 esas 2018/802 karar sayılı dosyası yönünden; davanın reddine,karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
… vekili özetle, 1984 yılından bu yana hiçbir yerde maluliyeti nedeniyle çalışmamış olduğunu, incelemeye konu edilen belgenin incelenmesi istenen belge olmaması sebebiyle tekrar imza incelemesi yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerekiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
… Başkanlığı vekili özetle; davacının maluliyet aylığı almakta iken, 10.06.1988 ila 03.12.1986 tarihleri arasında ki çalışmaları nedeniyle, maluliyet aylığının kesilmesinin yerinde olduğu, bilirkişi raporundan 10.06.1988 tarihli işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunu, davacının malul iken çalıştığı tespit edildiğinden kendisine çalıştığı dönemde ödenen aylıkların da yersiz olduğu sabit olduğu ve 5510 SK 96. Maddesi gereğince yersiz ödenen aylıkların iadesi gerektiğinden Kurum işlemi yerinde olduğunu, birleşen dava davalısının yaptığı itirazın, iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere göre davacı-birleşen dava davalısı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)İncelemeye konu somut olayda, davacı-birleşen dava davalısı …’ın 01.11.1983 tarihinden itibaren maluliyet aylığı almakta iken, 10.06.1988–03.12.1988 tarihleri arasında 4/a kapsamında çalışmaları nedeniyle, kurum tarafından aylığı durdurularak, 5510 sayılı Yasa’nın 96/1-b maddesine istinaden faizsiz olarak 17.07.2012-16.09.2017 döneminde yersiz ödenen 69.300,54 TL nedeniyle borç tahakkuk ettirildiği, ayrıca anılan miktar üzerinden icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durdurulduğu, daha sonra ise davacının 11.09.2017 tarihli tahsis talebi üzerine, … Başkanlığı 31.10.2017 tarih-120446673 sayılı yazı ile 23.10.2017 tarihli Kocatepe SSGM raporların incelenmesi neticesinde 5510 sayılı Yasa’nın 25.maddesine göre malul sayılmayacağına karar verildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 25. ve 26. maddesi gereğince; 4/a ve 4/b’li sigortalılar için “…çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybettiği…” Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu Kurumun Sağlık Kurulunca tespit edilenlerin malul sayılacağı belirtilmiştir.
Anılan Kanun’un 26’ncı maddesinde ise; “Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a)25 inci maddeye göre malûl sayılması,
b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c)Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malûllük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.” hükmü getirilerek, “malullük aylığı” bağlanma şartları düzenlenmiştir. 5510 sayılı Yasanın 27. maddesinin 3. bendi “Malûllük aylığı almakta iken bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların malûllük aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir ve bu Kanuna tabi olarak çalıştıkları süre zarfında 80 inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına ait prim alınır. Bunlardan işten ayrılarak yeniden malûllük aylığı bağlanması için yazılı istekte bulunan ya da emekliye ayrılan veya sevkedilenlere; kontrol muayenesine tabi tutulmak ve ilk aylığına esas malûllüğünün devam ettiği anlaşılmak kaydıyla, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışıyorsa görevinden ayrıldığı tarihi, diğerlerine ise istek tarihlerini takip eden ödeme döneminden itibaren yeniden malûllük aylığı hesaplanarak bağlanır” hükümlerini amirdir.
Eldeki dosyada kurumiçi yazışmalara göre …’ın malulullük aylığı almakta iken 4-a sigorta kapsamında çalışmasının, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın 23.6.2017 tarihli raporu ile tespit edildiği, aylığın 2017/Temmuz dönemi itibari ile kesilip, 5510 sayılı Yasa’nın 96/1-b maddesine göre geriye doğru beş yıllık sürede yapılan ödemelerin iadesi için borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır.

Bu maddi ve hukuki olgulara göre; Maluliyet aylığı almakta iken çalıştığı tespit edilen …’ın maluliyet aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali istemine ilişkin davanın reddi kararı yerindedir. Ancak her ne kadar bölge adliye mahkemesince, Kurumun, çalışma süresi ile sınırlı olarak ödediği aylıkları sigortalıdan 5510 sayılı Yasa’nın 96.maddesi uyarınca isteyebileceği, uzunca bir süre sonra, çalışmayı bıraktığı tarihten sonraya isabet eden aylıkları isteyemeyeceği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkelere göre, maluliyet aylığı almasına rağmen 1988 yılı içerisinde 4-a kapsamında çalışan …’ın, malullük aylığının, çalışmaya başladığı tarihi takip eden ödeme döneminden itibaren kesilmesi gerektiği ve anılan Yasa’nın 96/1-b maddesine göre çalışmasının tespit edilmesi tarihinden geriye dönük 5 yıllık sürede yapılan ödemelerin tahsil edilebileceği, dolayısıyla kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı belirgindir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gözetilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı-birleşen dava davacısı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının birleşen dava davalısı …’dan alınmasına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.