Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/592 E. 2020/5528 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/592
KARAR NO : 2020/5528
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre, davacı Kurum vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağının; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olup, Mahkemece, Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararı gereği Kurumun rücu alacağının basit rücuya dönüştüğü, böylece davacı Kurumun talep edebileceği miktarın hak sahibine bağlanan gelirin başlangıcında bağlanan ilk değer olduğu, buna göre ilk peşin sermaye değeri olan 78.878,70TL’nin davalılar kusuru olan %40’ı üzerinden hesap yapılmak suretiyle 31.551,48TL ilk peşin sermaye değerinin onay tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, mahkemece artışlı değer esas alınarak Kurum zararının belirlenmesi ve buna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırlığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
1-Davanın kısmen kabulü ile; 31.551,48 TL peşin sermaye değerli gelirin aylık bağlama kararı onay tarihinden itibaren, 102,89 TL cenaze yardımının sarf tarihi olan 16/03/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken harç 2.162,31TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 772,00 TL posta ve tebligat gideri, 3350,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 4.122,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre takdiren 4.000,00 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’ne göre hesap ve takdir edilen 4.748,16 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’ye göre hesap ve takdir edilen 1.185,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,”yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 06/10/2020 günü oybirliği ile karar verildi.