Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/6573 E. 2020/5103 K. 29.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6573
KARAR NO : 2020/5103
KARAR TARİHİ : 29.09.2020

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

KARAR
A) Davacı İstemi;
Davacı vekili dava dilekçesi ile 28/12/2007 tarihinde meydana gelen olaya ilişkin açtığı tazminat davasına esas olmak üzere sürekli iş göremezlik derecesinin tespitini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabı;
Davalı Kurum ve sigorta şirketi vekilleri davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararı:
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne, davacının 28/12/2007 tarihinde geçirmiş olduğu trafik iş kazası sonucu % 28 oranında malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili, davalı Kurum ve sigorta şirketi vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi’nce, isitnaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
E) Temyiz Nedenleri:
Davacı vekili; belirlenen maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığını, aynı sağlık koşullarına dayanarak tespit edilen maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek,
Davalı … şirketi vekili; Genel Kurul raporu alınmadan karar verildiğini belirterek,
Davalı Kurum vekili; Adli Tıp Genel Kurul raporu alınmadan hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikteki özel mahkemelerdir. Yasal düzenleme 5521 sayılı Yasa’nın 1.maddesidir. Anılan maddede; işçiyle iş veren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır. Yine 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesine göre de İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.
Somut olayda, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı, bu itibarla; gerek 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve gerekse İş Kanunu 1. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözüm yerinin İş Mahkemeleri değil Genel Mahkemeler olduğu açıkça ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiğinden dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin, davalı Kurum ve sigorta şirketi vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir,
G) SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya ve davalılardan … Sigorta A.Ş’ne iadesine, 29/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.