YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6574
KARAR NO : 2020/5099
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
MAHKEMESİ : Yunak Asliye Hukuk Mahkemesi
A) Davacı İstemi;
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının eşi olan muris …’ın 01/01/1997 tarihinden vefat ettiği 07/08/2014 tarihine kadar davalılar yanında işçi olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabı;
Davalılar ve Kurum vekilleri davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararı:
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili, istinaf başvurusunda bulunulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nce, isitnaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
E) Temyiz Nedenleri:
Davacı vekili; başka mahkemelerdeki duruşmalarından dolayı bildirilen mazeretlerinin gerekçesiz reddedilerek, yokluklarında karar verildiği, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin ara kararından dönülerek bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiği, delillerin değerlendirilmediği, davacının çalışmasını doğrulayan ve davalıların yakını olan tanık …’nın ifadesine gerekçeli kararda yer verilmediği, tanıkların beyanlarından davacının çalışmasını sabit olduğu gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 10.09.2014 Tarih ve 6552 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile değişik 7. maddesinin son fıkrasında; “ Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kurum’a re’sen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür ” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, davanın 6552 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra, 17/05/2016 tarihinde açıldığı, anılan Kanun’un 64. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu’nun davanın açıldığı tarihte fer’i müdahilliği söz konusu olup Kurum’un karar başlığında davalı olarak gösterilemeyeceği gibi Kurum lehine ve aleyhine hüküm kurulması da mümkün olmadığından Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir,
G) SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.