YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6629
KARAR NO : 2020/4643
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
K A R A R
A)Davacı İstemi:
Davacı vekili, sağlık kurulu raporu ile %40 oranında engelli olduğu tespit edilen ve İş Kurumu aracılığıyla engelli kadrosundan istihdam olunan davacı yönünden erken emeklilik şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, davacıya tahsis talep tarihi olan 31.01.2010 tarihinden itibaren emekli maaşı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
B)Davalı Cevabı:
Davalı Kurum vekili, kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının yasada aranan emeklilik şartlarını taşımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı:
Mahkemece; yargılama devam ederken, davacının 09/04/2018 tarihli tahsis talebine istinaden 15/04/2018 tarihinden itibaren maluliyet veya vergi indirimi (sakatlığı) olmadan yaşlılık aylığı bağlandığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacıya 12/09/2017 tarihli oturumda davasının dayanağını oluşturan tüm raporları Merkez Sağlık Kuruluna ibraz ederek 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu kapsamında rapor alması için başvuru yapmak üzere süre verilmesine karar verildiği, ancak davacı tarafça başvuru ve itirazların yapılmadığı, yargılama devam ederken davacının 15/04/2018 tarihi itibariyle maluliyet veya vergi indirimi olmadan yaşlılık aylığı almaya başladığı, dosya kapsamına göre davacının işe girerken aldığı rapora istinaden engellilik indiriminden yararlanmasının mümkün olmadığı, şu halde davanın açıldığı tarih itibariyle davacının haksız olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-3 maddesi gereğince kabulü ile mahkeme kararının KALDIRILMASINA, davanın konusuz kalması nedeniyle bir
KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, davalı kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine karar verilmiştir.
E)Temyiz:
Davacı vekili, davacının, 506 sayılı yasanın 60/C-b maddesinde öngörülen erken emeklilik şartlarını taşıdığını, mahkemece her ne kadar davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bu yönüyle bozulmasını istemiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davacının vergi indirimine dayalı emeklilik istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, İzmit Devlet Hastanesi’nin 07/04/1995 tarihli raporuna göre sakatlık derecesi %40 olarak tespit edilen ve 17/07/1995 tarihinde Tekel Yaprak ve Tütün İşletme Müdürlüğünce istihdam edilen davacının, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 31. maddesinde öngörülen engellilik indiriminden faydalanmak üzere Gelir İdaresi Başakanlığına müracaat ettiği, sevk edildiği Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu’nun 07/06/2005 tarih ve 12580 sayılı raporuyla iş gücü kaybı oranının %44 olduğunun belirlendiği, anılan raporun sakatlık derecesinin tespit edilmesi için Merkez Sağlık Kuruluna sunulduğu, Kurulun 14/10/2005 tarih ve 53771 sayılı raporu ile davacının çalışma gücü kaybının %30 olduğu ve engellilik indiriminden yararlanmasının mümkün olmadığının belirlendiği, 29/11/2012 tarihinde erken emeklilik talebiyle Kuruma başvuran davacıya 46 yaşını doldurduğu 07/04/2018 tarihinde emekli olabileceğinin bildirilmesine müteakip eldeki davanın açıldığı, yargılama devam ederken davacının 09/04/2018 tarihli tahsis talebine istinaden 15/04/2018 tarihinden itibaren maluliyet veya vergi indirimi (sakatlığı) olmadan yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, davanın konusu dikkate alınarak, vergi indirimine dayalı yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
G) SONUÇ : Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine
dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.