YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6917
KARAR NO : 2020/4732
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/04/2001-15/03/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının 01/04/2001-15/03/2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı halde eksik yatırılan sigorta primleri ile ücret tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde “ Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
Davacının 25/04/2001 – 15/03/2006 tarihleri arasında davalı nezdinde kesintisiz çalıştığının tespitine, yapılan bildirimlerin hükmün infazında kurumca dışlanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
1) Hizmet Tespiti yönünden;
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda; davacının primlerinin eksik yatırıldığı kabul edilen 2001 ila 2006 yılları arasında çalıştığı işyerlerine ait dönem bordrolarının tamamı istenmeden, davalı işverene ait farklı sicil numaralı işyerleri bulunduğundan davacının hangi işyerinde hangi tarihlerde çalıştığı açıkca ortaya konulmadan infaza elverişsiz şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; öncelikle davacıya çalışmalarının farklı sicil numaralı davalıya ait işyerlerinden hangisinde hangi sürelerde çalıştığını açıklatmak, bu işyerlerine ait tüm ihale belgelerini getirtmek, ihalelerin başlama ve bitiş tarihlerini belirlemek, ihaleye başlanmayan zamanlarda işyerinin faaliyetine devam edip etmediğini araştırmak, davacıya bu dönemlerde çalışıp çalışmadığını, çalışıyor ise davalı şirkete ait hangi işyerinde çalıştığını ve ne iş yaptığını açıklatmak, ihtilaflı dönemde davacının çalıştığını belirttiği işyerlerine ait dönem bordrolarını davalı kurumdan istemek, dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının işe başlama ve işten ayrılma tarihlerini, davacının çalışmalarının kesintisiz olup olmadığını somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde tespit ettikten sonra sonucuna göre davacının kesintisiz çalıştığı tespit edildiği takdirde davacının davalıya ait hangi sicil numaralı işyerinde hangi sürelerde çalıştığına dair infaza elverişli şekilde karar vermekten ibarettir.
2) Ücret tespiti yönünden;
Gerçek ücret, işçinin kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrettir. Gerçek ücretin saptanmasında işyeri kayıtları, ücret bordroları araştırılmalı, bordrolardan ücretin saptanamaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu, emsal işçilerin aldığı ücret gözönünde tutulmalı, gerekirse meslek kuruluşu ve odalardan durum sorularak gerçek ücret saptanmalıdır.
Yapılacak iş, öncelikle davacının yaptığı işi somutlaştırıp netleştirmek, davalı işverenin bordrolarında kayıtlı diğer işçilerin beyanına başvurmak, davacının davalı işyerinde tam olarak ne iş yaptığını, görevinin ne olduğunu sormak, benzer işi yapan işyerlerinden gerektiğinde ilgili meslek odasından emsal ücret araştırması yapmak, davacının işçilik alacakları dosyasında sunduğu 05/01/2006 tarihli makbuzu da bu doğrultuda değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurum ve davacı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine
22/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.