YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/746
KARAR NO : 2021/6124
KARAR TARİHİ : 28.04.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2019/1907-2019/1587
Mahkemesi : … İş Mahkemesi
No : 2015/861-2017/1285
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı … … Elektrik Hizmetleri A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kurum sigortalılarından …’in 18.01.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde malul kaldığını, iş kazası nedeniyle sigortalıya 133.535,53 TL peşin sermaye değerli gelir, 13.140,72 TL geçici işgöremezlik ödeneği ödendiğini, 15.388,13 TL hastane masrafı yapıldığını, kazalı …’in … ilçesindeki elektrik arızasını giderirken elektrik akımına kapıldığını ve düştüğünü, kaza ile ilgili kurum müfettişleri tarafından rapor düzenlendiğini, iş kazasının meydana gelmesinde yeterli güvenlik önlemlerini almayan davalı kurumun kusurlu olduğunu, kurum alacağının şimdilik 97.238,64 TL’sinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … … Elektrik Hizm. A.Ş. özetle: davalı cevap layihasında özetle; kazalının kazadan sonra müvekkili şirkette çalışmaya devam ettiğini, kazaya müvekkili şirketin çalışanı ve kazalının kusurunun sebep olduğunu, kazalının iş güvenliği tedbirlerini almadan arızayı gidermeye çalıştığını, müvekkili şirketin kazada ihmal ve kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … özetle: davalı cevap layihasında özetle; kaza ile ilgili … iş mahkemesinde tazminat davası açıldığını bu davanın sonucunun beklenmesini, meydana gelen iş kazasında diğer davalı … Elektrik A.Ş. nin kusurlu olduğunu, kazalının maluliyet oranına itiraz ettiğini, hastane masraflarının çok fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, davalı … … Elektrik A.Ş’nin %90 oranında, davalı …’nun %5 oranında, sigortalı kazazedenin %5 oranında kusurlu olduğu değerlendirmesi ile “Davanın kabulüne,
1-97,238,64-TL kurum alacağının (bu alacağın 57,177,99-TL sinden davalı …’ nun sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alacağın PSDG ve geçici iş göremezlik yönünden ödeme tarihinden, tedavi gideri yönünden sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı kuruma verilmesine, bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,” karar vermiştir.
B-BAM KARARI
Bölge adliye mahkemesince, “Davalı … … Elektrik Hizmetleri A.Ş. vekilinin, … İş Mahkemesinin 30.11.2017 tarih ve 2015/861-2017/1285 sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı şirket vekili özetle, sürekli iş göremezlik durumunun kesinleşmediğini; tazminattaki raporda şirketin %80 kusurlu bulunduğu; sigorta şirketinin kazazedeye yaptığı ödemenin dikkate alınmamış olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 18.01.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir, ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi giderleri nedeniyle oluşan kurum zararının davalılardan teselsülen rücuan tazmini istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21. maddesi olup kusurun belirlenmesinde, mahkemece, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak, varsa çelişki giderilerek belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesine gidilmelidir. Eldeki davada mahkemece oluşa uygun olmayan yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiştir.
Kusur raporlarının, 5510 sayılı Kanunun 21., 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar…” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Dava ve incelemeye konu zararlandırıcı sigorta olayında, yapılan iş konusunda yeterli tecrübe ve eğitimli biri olmasına rağmen; 6331 iş sağlığı ve güvenliği kanununun 19. maddesinde belirtilen yasal yükümlülüklere aykırı olarak; çalışma arkadaşı kazazede …’in çalışma yapılacak direğin beslendiği hat başı seksiyonerinin orta bacağının takılı kalıp kalmadığını kontrol etmeden, enerjisi kesilmeyen trafo direğine çıkmasına sebep olan, sağlık ve güvenliğini tehlikeye düşürmeme hususunda gerekli tedbirleri almayan, dikkati ve özeni göstermeyen, olay öncesinde herhangi bir önlem alınması için herhangi bir talepte bulunmayan ve herhangi bir eksiklik de bildirmemiş olan, davalı …’nun, yargılamada esas alınan raporda belirlenen kusur oranı maddi olguya uygun görülmemiş, anılan davalıya atfedilen ve mahkemece kabul edilen %5 oranındaki kusur oranı yeterli bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında dosya içeriğindeki tüm deliller birlikte takdir olunarak, tarafların kusur oran ve aidiyetleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden alınacak oluşa uygun bilirkişi raporu uyarınca saptanmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının, HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.