YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7595
KARAR NO : 2020/4755
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi
A) Davacı İstemi;
Davacı dava ve ıslah dilekçesi ile toplamda 186.581,96 TL maddi, 90.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabı;
Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
Davacının 28/05/2018 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda %43 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, hükme esas alınan 03/10/2016 tarihli kusur raporunda davalı işveren şirketin %70 oranında, kazalı işçinin % 30 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 15/05/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda, tarafların kusur oranı, maluliyet oranı, kurum tarafından yapılan ödemeler ve dosya kapsamı nazara alınarak davacı kazalının 186.581,96 TL maddi zararının olduğunun tespit edilerek mahkemece bu tutara hükmedildiği ve 40.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulune karar verilmiştir.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
Dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararının dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olmak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
E) Temyiz Nedenleri:
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi hükmünde davacının tecrübeli bir usta olduğunun göz ardı edildiğini, tecrübeli olan bir kişinin dava konusu olayda olduğu gibi tedbirsiz ve dikkatsiz davranmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin iş güvenliği ve işçi sağlığından kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, davacının 2013 yılında 12 saatlik eğitime tabi tutulduğunu ve bu hususta katılım belgesi aldığını, müvekkili şirketin davacıya kişisel koruyucu malzeme verdiğini ve bu malzemenin kullanılmasına yönelik taahhüt ve zimmet tutanağı tanzim ettiğini, buna rağmen davacının dikkatsiz olduğunu ve eğitimin gereğini yapmadığını, olayda kusurun tamamen kendisine ait olduğunu, davacının karakolda da bu şekilde beyan verdiğini, kaza tarihi itibariyle hükmedilen manevi tazminatın son derece fahiş olduğunu, ek hesap raporu ile sadece ücrete ilişkin itirazları bakımından bir hesaplama yapıldığını, SGK hizmet döküm cetveli ve İTO’nun ücrete ilişkin yazısı da nazara alınarak hesap raporundaki 2.ihtimal hesaplamanın dosya kapsamına daha uygun olmasına rağmen, gerekçesiz olarak müvekkil aleyhine olan ihtimaldeki hesaplamanın hükme esas alındığını, davacının talebini artırdığı dilekçelerini harç tamamlama dilekçesi olarak belirtmişse de davacının anılan 24.10.2017 tanzim tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi niteliğinde olduğunu, bir davada iki defa ıslah talebinde bulunulamayacağını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava 30/01/2014 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 43 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat isteminin kabulü, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile, 186.581,96 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davalı şirkette marangoz ustası olarak çalışan davacı … , yatar testere makinasında … kapı ürününe pervaz kanalı açmaya çalıştığı bir sırada testere kısmından sıçrayan … parçasının sağ gözüne isabet ederek yaralanması neticesinde iş kazası geçirdiği, SGK tarafından olayın iş kazası olarak kabul edildiği, maluliyet oranının %43 olarak tespit edildiği, ilk derece mahkemesince itibar edilen 03/10/2016 tarihli kusur bilirkişi raporunda iş kazasının gerçekleşmesinde davalı işverenin %70 oranında, kazalının ise %30 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, hesap bilirkişiden alınan 19/10/2017 tarihli rapor doğrultusunda kurum tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacının maddi tazminat alacağının 160.388,44 TL olarak tespit edildiği, davacı vekilinin bu rapora itiraz etmediği, maddi tazminat alacağını 24/10/2017 tarihinde tamamlama harcını yatırmak suretiyle 160.388,44 TL’ye yükselttiği, ancak davalı vekilinin 19/10/2017 tarihli hesap raporuna ücret yönünden itiraz etmesi nedeniyle mahkemece alınan 15/05/2018 tarihli ek hesap raporunda davacının maddi zararının 186.581,96 TL olarak tespit edildiği, davacının bu kez 28/05/2018 tarihli dilekçe ile ıslah yapılmak suretiyle alacağını 186.581,96 TL ye yükselttiği, ilk derece mahkemesince de davanın ıslah edilmiş hali olan 186.581,96 TL ye hükmettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde davanın türünün belirsiz alacak davası olduğunu açıkça belirtmiştir. Davacı vekili 19/10/2017 tarihli hesap raporuna itiraz etmeyip, anılan bu raporu benimseyerek tamamlama harcı yatırmıstır. İşbu husus mahkemece gözardı edilmiş ve mahkemece, salt davalı vekilinin itirazı ile alınan 15/05/2018 tarihli ek hesap raporunda tespit edilen ve akabinde davacı vekilince de ıslah edilen 186.581,96 TL maddi tazminat alacağına hükmedilmesi hatalı olmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş; davacının 160.388,44 TL maddi tazminat alacağı olduğunu tespit ederek davalıyı 160.388,44 TL maddi tazminat alacağından sorumlu tutmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir
SONUÇ: 1- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi’ne, karardan bir örneğin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.