Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/7844 E. 2021/8616 K. 21.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7844
KARAR NO : 2021/8616
KARAR TARİHİ : 21.06.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Dava, davacının malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacının çalışma gücünün %60’ından fazlasını kaybettiğini ve başka birinin de sürekli bakımına muhtaç olduğunu, bu hastalığının sigortalılık sonrası ortaya çıkarak ilerlediğini, malulen emeklilik için gerekli şartlara haiz olduğunu, kurum işleminin iptalini, davacının 25.11.2013 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının tespitini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davalı kuruma sunmuş olduğu maluliyet talep dilekçesinin davalı kurumca değerlendirildiğini, davacının 5510 sayılı yasanın 25. Maddesine göre malul olduğu ancak sigortalı olarak çalışmaya başladığı iş yerinde maluliyetini gerektirecek düzeyde bu hastalığı ve arızası ile girdiği tespit edildiğinden ilgili maddenin ikinci fıkrasına göre malul sayılmayacağını ve maluliyet aylığından yararlanamayacağı karar verildiğini, malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık ve özrü bulunan ve bu nedenle malul aylığından yararlanamayan sigortalılara en az 15 yıl sigortalılık süresi ile 3960 gün malullük, ölüm ve yaşlılık sigortalıları primi ödenmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanabileceğini, davacının belirtilen şartları yerine getirmesi halinde yaşlılık aylığından faydalanabileceğini, davanın reddini istemiştir.

III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “davacının Kudret Göz Hastanesi tarafından verilen 2004 tarihli rapor tarihinden itibaren çalışma gücünün %60’ını kaybettiği ve malul sayılacağı, davalı kurum tarafından davacının ilk işe girdiği tarihi olan 1998 tarihinde de maluliyetini gerektirecek düzeydeki hastalığı olduğunun kurum tarafından ne şekilde tespit edildiğinin anlaşılamadığı, bu itibarla davacının davalı kuruma başvuru tarihi itibariyle malullük maaşı alma koşullarının oluştuğu” gerekçesiyle davanın kabulüne, SGK’ca verilen 20/04/2014 tarihli ve 5437 sayılı kararın iptaline, davacının malulen emekli edilmesi gerektiğinin tespiti ile davacıya kuruma başvuru tarihinden itibaren malullük maaşının bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “24.07.1976 doğumlu davacının 01.07.1998 tarihinde 506 sy yasa kapsamında 6 günlük çalışmasının bildirildiği, 31.01.2000 tarihinden itibaren 9 yıl 3 ay 20 gün 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu, Kurum tarafından 20.02.2014 tarihli kararı ile ilk defa çalışmaya başladığı işyerine maluliyetini gerektirecak arıza ile girdiğine karar verildiği, mahkemece ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu ve Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alındığı, Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporu ile davacının işe girdiği 1998 yılındaki durumunu gösterir belge bulunmadığından işe girdiği tarihte malül olduğunun belirlenemeyeceği ve çalışma gücünü % 60 oranında kaybettiği ve maluliyet başlangıcının Kudret Göz Hastanesi’nin 25/06/2004 tarihli raporu olduğu belirlenmiş, davacının 2009 yılından itibaren maluliyet aylığı talebinde bulunması da nazara alındığında, kurum işleminin iptali ve başvuru tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, davacının 5510 sayılı yasanın 25.maddesine göre malûl olduğu ancak sigortalı olarak çalışmaya başladığı iş yerine maluliyetini gerektirecek düzeyde bu hastalığı veya arızası ile girdiği tespit edildiğinden söz konusu maddenin 2.nci fıkrasına göre malul sayılmayacağından maluliyet aylığından yararlanamayacağına karar verildiğini, 5510 sayılı yasanın 25.nci maddenin 2.fıkrasına göre davacı hakkında yapılan işlemin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Davacının 25.11.2013 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının tespitini istediği, İlk Derece Mahkemesince, “davacının, Kudret Göz Hastanesi tarafından verilen 2004 tarihli rapor tarihinden itibaren çalışma gücünü %60’ını kaybettiği ve malul sayılacağı, davalı kurum tarafından davacının ilk işe girdiği tarihi olan 1998 tarihinde de maluliyetini gerektirecek düzeydeki hastalığı olduğunun kurum tarafından ne şekilde tespit edildiğinin anlaşılamadığı, bu itibarla davacının davalı kuruma başvuru tarihi itibariyle malullük maaşı alma koşullarının oluştuğu” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince, “Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporu ile davacının işe girdiği tarihte malül olduğunun belirlenemeyeceği ve çalışma gücünü % 60 oranında kaybettiği, maluliyet başlangıcının Kudret Göz Hastanesi’nin 25/06/2004 tarihli raporu olduğu belirlenmiş, davacının 2009 yılından itibaren maluliyet aylığı talebinde bulunması da nazara alındığında, kurum işleminin iptali ve başvuru tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği, davacının 19.10.2009 ve 25.11.2013 tarihi olmak üzere Kuruma iki başvurusu olduğu, İlk Derece Mahkemesince, “davacının malulen emekli edilmesi gerektiğinin tespiti ile davacıya kuruma başvuru tarihinden itibaren malullük maaşının bağlanması gerektiğinin tespitine” dair başvuru tarihi belirtilmeden infaza elverişsiz şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.