Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/8004 E. 2021/3972 K. 25.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8004
KARAR NO : 2021/3972
KARAR TARİHİ : 25.03.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2019/145-2020/168

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Kusur raporlarının, 506 sayılı Yasa, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd. maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar…” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Mahkemece hükme esas alınan kusur oranları oluşa uygun olsa da, eldeki dosyada bir önceki mahkeme kararını sadece davacı kurumun temyiz etmesi ve bu kararda davalılar aleyhine daha fazla tutara hükmedilmesine karşın davacı lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumuna dikkat edilmeden daha az bir tutara hükmedilmesi, bilirkişi kusur raporuna göre kusurlu bulunan dava dışı Mevlüt hakkında Kurumca açılan birleştirme talepli davanın incelenip irtibatı halinde mevcut dosya ile birleştirilmemesi, hükme göre benimsenen kusur raporunda, meydana gelen iş kazası nedeniyle açılan ceza davasında mahkum olan dava dışı sanıklardan Halis yönünden belirtilen %5 kusurun, davalı … adına öngörülmesi ile davalı … hakkında kusuru bulunduğu kabulüne karşın hakkındaki davanın reddedilerek oluşan bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulması ve davanın niteliği gereği gerçek zararın tespiti amacıyla hesap bilirkişi raporu alınamadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir.
Açıklanan sebeplerle davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.