Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/8559 E. 2021/6037 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8559
KARAR NO : 2021/6037
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, eksik ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden tespiti ve fark aylıkların davalı Kurumdan faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak
davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Hükmün, davacılar ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada mahkemece verilen 28.09.2017 tarihli karar, kapatılan 21. Hukuk Dairesinin 04/02/2019 tarihli bozma ilamı ile “, …..Dosyadaki kayıt ve belgelerden, önceki bozma ilamı doğrultusunda kuruma yazı yazıldığı, Kurum tarafından aylık bağlamaya esas belgelerin gönderildiği ancak maaş artırımı yapılıp yapılmadığına dair açık bir cevap verilmediği, davacı vekilinin mahkemeye verdiği 27/04/2017 tarihli dilekçesinde Kurum tarafından maaş artırımına yönelik bir işlem yapılmadığını belirttiği, dosya bilirkişiye tevdii edilerek bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, Kurum tarafından maaş artırımının yapılıp yapılmadığına dair yazı alınmadan davacı vekilinin beyanı ile sonuca gidilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır. Buna göre, kurumdan aylığı arttırıp arttırmadığını sormak ve bu hususta Kurumdan açık bir cevap almak, arttırılmış olması halinde davacıya kabul edip etmediğini sormak, kabul etmediği takdirde dosya kapsamında toplanan delillerin sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Ayrıntıları Hukuk Genel Kurulunun 10.12.2019 günlü ve 2015/10-3241 Esas, 2019/1325 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere; mahkemece bozmaya uyulması sonucu artık bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemece tarafların beyanlarının alınıp bozmaya uyulmasına da karar verildikten sonra yapılacak iş; bozma gereklerinin yerine getirilmesi olmalıdır. Zira mahkemece bozmaya uyulması yönünde oluşturulan karar, bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hakkın gerçekleşmesine neden olur.
Hukuk Genel Kurulu’nun 18.10.1989 gün 541-534, 21.2.1990 gün 10-117; 7.10.1990 gün 439-562; 19.2.1992 gün 635-82; 23.2.1994 gün 936-94; 03.03.2010 gün ve 2010/12-81-118; 27.09.2006 gün ve 2006/19-635 E. 2006/573 K; 15.10.2008 gün ve 2008/19-624 E. 2008/632 K ile 17.02.2010 gün ve 2010/9-71 E. 2010/87 K. sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Eldeki davada ise, mahkemece, bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle, davalı Kurumdan basamak satın alan davacı hakkında Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.2011 günlü ve 2011/21-497 Esas, 2011/583 K. Sayılı ilamının basamak satın alanlara uygulanması gereğine işaret eden 04.05.2012 tarihli genel yazısı kapsamında işlem yapılıp yapılmadığı ile davacı hakkında intibak ile fark aylıklarının faizlerinin ödenip ödenmediğinin belirlenmesi gereklerine uyulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, 01.07.2015 tarihli kararda “Davanın kabulü ile müteveffa …’in aylık başlangıç tarihi olan 01.09.2007 tarihi itibariyle Yaşlılık aylığı miktarının 1.149,24TL olduğunun tespitine, eksik ödenen maaş farklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine” karar verildiği, davalı Kurum vekilinin temyiz talebi üzerine, anılan kararın bozulduğu anlaşılmakta olduğundan, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi sonucu, aylık miktarı yönünden davalı Kurum lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Olayda, usulü kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak istisnai bir durum da bulunmadığına göre, artık anılan döneme yönelik talep yönünden kabul kararı verilmesi olanaklı değildir. Bu ilke, Kamu düzeni ile ilgili olup Yargıtay’ca kendiliğinden dikkate alınması gerekirken bu miktarı aşarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacılar ve davalı Kurum vekilleri bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine 27.04.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.