YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8623
KARAR NO : 2023/10390
KARAR TARİHİ : 27.10.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/983 E., 2020/815 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/69 E., 2019/105 K.
Taraflar arasındaki feragat beyanının iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete ait inşaatın üçüncü katından düşerek iş kazası sebebiyle yaralandığını, zararın giderilmesi için … 4. İş Mahkemesinin 2014/265 Esas sayılı dosyasında dava açtığını ve bu dosyadaki yargılama sırasında tarafların anlaşması akabinde davalı şirketin müvekkiline 150.000,00 TL ödeyeceği yönünde vaat vermesi sebebiyle 30.04.2014 tarihli feragat dilekçesinin müvekkili tarafından dosyaya sunulduğunu ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, ancak davalı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin hile ile kandırılarak davadan feragat ettirildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından … 3. İş Mahkemesinin 2014/988 Esas sayılı dosyası ile yeniden dava açtıklarını, ancak kesin hüküm nedeniyle davanın reddedildiğini, … 4. İş Mahkemesinin 2014/265 Esas sayılı dosyasında müvekkili tarafından verilen feragatin hile ve hataya dayalı olduğunu belirterek bu feragatin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı bu davanın usul ve esas yönünden baştan sona hukuka aykırı, yersiz, mesnetsiz, kötüniyetli ve gerçekdışı iddialara ve kurgulamalara dayalı bir dava olduğunu, müvekkili şirkete karşı açılan işbu davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, karşı taraf vekilince düzenlenen dava dilekçesinde gösterilen davanın sebep ve konusu müphem, muğlak ve belirsiz olduğunu, zira karşı taraf vekilince mahkemeye sunulan 25.08.2015 tarihli dava dilekçesinin ilk sayfasında dava konusu hususunda hata, hile sebebiyle iptali istemine ilişkin ifadesinin yer aldığını, davacı vekilinin düzenlediği dava dilekçesinin en başta hangi dava konusu ve sebebine dayandığı ve hangi sebebe istinaden feragatin iptalinin istendiği yönünde çelişkili ve belirsiz olduğunu, dava dilekçesinin bu yönüyle Hukuk Mahkemeleri Kanunu Hükümlerini taşımadığı, yanılma veya aldatma sebebiyle irade bozukluğuna uğramış tarafın yanılma veya aldatmayı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde bu irade bozukluğuna dayalı hukuki işlemin iptalini tam 15 ay geçtikten sonra 31.08.2015 tarihinde işbu davayı açtıklarını, 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açmış oldukları davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebiyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının bu davayı açma sebebinin … 3. İş Mahkemesinin 2014/988 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan ve karar aşamasına gelen, tazminat davasını sürüncemeye sokmak, o dava dosyasının yargılamasını uzatmak ve o dosyaya sunmuş olduğumuz kesin delil ve kesin hüküm niteliğindeki … 4. İş Mahkemesinin 2014/265 Esas 2014/197 K. sayılı kesinleşmiş dosyasının gerçekdışı beyanlarla hukuki açıdan etkisizleştirmek ve kesin hükmü ortadan kaldırmak istemeleri olduğunu, müvekkilinin karşı tarafa güvenerek, davacı karşı taraf vekilinin ofisinde ödeme yaptığını, buna mukabil kendisine 21.04.2014 tarihli ve Av. … kaşeli belge örneği verildiğini ve akabinde davacı vekilinin mevcut davasından feragat ettiğini, sonrasında kendilerine ödeme yapılmadığı iddiasıyla mükerrer şekilde ve kötüniyetli olarak müvekkili şirket aleyhine muhtelif davalar açtığını ve şirketi maddi manevi zarara uğrattığını, hileyle kendisinden ve müvekkilinden haksız çıkar sağladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının %100 maluliyet oranı ile sonuçlanan iş kazasına ilişkin açtığı maddi-manevi tazminat talepli davasından irade fesadına uğramaksızın feragat etmesini gerektirir bir sebep ortaya konulamadığı ve ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile feragatin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle usulden reddi gerektiğini, mahkemenin kararında dosya kapsamında ve gerçekte mevcut olmayan olguların var gibi gösterildiğini ve buna istinaden davanın kabulüne karar verildiğini, davanın davacı tarafça varlığı iddia olunan 150.000 TL’lik ödeme anlaşmasına ilişkin herhangi bir yazılı belge, kayıt sunulmamış olması sebebiyle, davacı tarafa düşen ispat yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden ötürü esastan reddi gerektiğini, davacının emekli aylığından başka gelirinin bulunmadığı nazara alındığında, davacı tarafından Akbank Çallı Şubesine 22.04.2014 ile 28.10.2014 tarihleri arasında 6 aylık süreçte kısım kısım yatırılan 34.390TL meblağın, kendisine müvekkili davalı şirket temsilcisi tarafından 21.04.2014 tarihinde ödenen 30.000TL’ye dayandığını, bir başka ifadeyle … 4. İş Mahkemesinin 2014/265 Esas, 2014/197 Karar sayılı tazminat davasından feragat etmesi için davacıya 21.04.2014 tarihinde ödenmiş bu paranın, davacı tarafından ilgili hesaba kısım kısım yatırıldığının ortada olduğunu ve hesap ekstreleriyle de bu hususun ispatlandığını, dolayısıyla bu davanın haksız, yersiz ve kötüniyetle açıldığını ve reddi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, feragat beyanının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 311 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 39 ncu maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.