YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8851
KARAR NO : 2021/11982
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi ….Hukuk Dairesi
Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı …. Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi…. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı … Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, kazalı sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla 4.000,00-TL maddi, 75.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 23/08/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 74.709,59- TL’ ye çıkarmıştır.
II-CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kazalı sigortalının 03/05/2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda % 24,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, hükme esas alınan kusur raporunda kazanın meydana gelişinde, kazalının % 20 oranında, davalıların % 80 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, sürekli iş göremezlik oranı, tarafların kusur oranı, kurum tarafından yapılan ödemeler ve dosya kapsamı nazara alınarak davacı kazalının 74.709,59-TL maddi zararının olduğunun tespit edildiği ve 24.500,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulune karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Davalı …mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı … Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu olayın meydana geldiği Kars Havaalanı Terminal Binası Yapım İşinin yüklenicisinin müvekkil …Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. olup, Koçak Metal sosyal Hiz. İnş. Tur. Gıd. San. Tic. Ltd. Şti. taraflar arasında akdedilen 12.04.2012 tarihli sözleşme ile söz konusu işin çelik imalatı işlerinin yapımını üstlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu işin asıl işin bir parçası olduğu dolayısıyla müvekkil firma ile diğer davalı arasında alt – üst işverenlik ilişkisi olduğu, iş güvenliği tedbirleri açısından alt ve üst işverenin birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiş ise de anılan kanaate iştirak edilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin şartları irdelendiğinde Anahtar Teslimi Götürü Bedel bir sözleşme olduğunu, bu nedenlerle müvekkil firmanın asıl işi olmayan bir iş kapsamında anahtar teslimi götürü bedel sözleşme ile başka bir firma tarafından işin üstlenilmesi durumunda müvekkil firmanın ihale makamı olarak kabulü ve netice olarak husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kusurunun kabul edilen orandan daha fazla olduğunu, olay tarihinde yürürlükte bulunun mevzuat gereği müvekkil firma iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için alınması gereken sağlık ve güvenlik tedbirleri ile işyerinde bulunması gereken araç ve gereçleri noksansız temin ettiğini, hatta iş sahasında alınacak önlemlerin liste halinde tebliğ edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı üçüncü şahıslar olan Yakup Yalçınkaya %25 oranında, …%5 oranında kusurlu bulundukları halde, davacı tarafça anılan şahıslara karşı herhangi bir dava açılmadığı gibi, davaya dahil edilmesi yönünde bir talepte bulunulmadığını, taleple bağlılık ilkesi gereği işbu şahıslara addedilen %30 oranındaki kusurdan dolayı müvekkil firmanın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun kabulünün hukuka aykırı olduğunu, davacının inşaat işçisi olarak çalıştığını, yerel mahkemece her ne kadar makine mühendisleri odasına müzekkere yazılmak suretiyle emsal ücret araştırması yapılmış ve söz konusu oda tarafından 1.300,00 TL olduğu bildirilmiş ise de ilgili içtihatlar gereği TUİK verilerinin de değerledirilmesi gerektiğini, zira tarafınca TUİK verileri kapsamında yapılan araştırma neticesinde “metal çatı ustası”nın 2014 yılı Kasım ayı ortalama brüt ücretinin 1.612,00 TL olduğunun tespit edildiğini, işverence 8.350,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiş ise de yapılan işbu ödemenin toplam zarardan mahsubunda hataya düşüldüğünü beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1- Davalı …Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi:
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK ek madde 1 hükmüne göre de, 362. maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2. maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”.
HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. – 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 – 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL, 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi sonrası için ise 72.070,00 TL‘dir.
Somut olay incelendiğinde, manevi tazminat istemleri hakkındaki hükümlerin miktar yönünden yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, davalı …Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının kesinlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı …Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı …Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava, 03/05/2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğyana sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile kazalı sigortalı için 74.709,59 -TL maddi, 24.500,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03/05/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, bu kararın davalı …Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince istinaf yoluna götürüldüğü, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince davalı …Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf talebinin HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı işveren … Metal.. San.Tic.Ltd.Şti. tarafından davacıya banka kanalı ile maddi tazminata karşılık olarak toplamda 8.350,00-TL ödeme yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık kazadan sonra yapılan bu ödemenin davada en son hesaplanan tazminattan hangi kıstaslar nazara alınarak indirileceği konusunda toplanmaktadır.
Mahkemece davalı şirketin 2012 yılında yaptığı ödemelerin 2017 yılındaki verilere göre düzenlenen hesap raporundaki tazminattan indirilmesi suretiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç hatalı olmuştur.
Kural olarak işçiye veya hak sahiplerine yapılmış ödemenin bu miktar ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. Gerçek anlamda ödemeden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Başka bir anlatımla ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlık bulunmaması koşuldur. Ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunduğu durumlarda yapılan ödeme makbuz niteliğinde kabul edilebilir. Bu durumda ödemenin yapıldığı tarih gözönünde tutularak davacının karşılanmayan zararının uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması, böylece hesaplanacak miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığını denetlemek, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin ödemeyi “kısmi ifayı içeren makbuz” niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin ödeme tarihindeki gerçek zararı hangi oranda karşıladığını saptamak, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından, yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenecek karşılanmayan zarardan davalı tarafın ödeme yapılan tarihe göre zararı karşılandığı oranda indirim yapmak, daha sonra kalan miktara hükmetmek gerekir. Ödemenin yapıldığı tarihteki verilere göre hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasında açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde ise, maddi tazminat talebinin tümden reddine karar vermek gerekir. Oysa yukarıda açıklandığı biçimde inceleme ve araştırma yapılmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; ödemenin yapıldığı tarihteki veriler esas alınarak davacının gerçek zararını saptamak, bu zararın, davacıya davalı işveren tarafından yapılan 8.350,00-TL’lik ödeme ile ne oranda karşılandığını bulmak, buna göre davacının zararı tamamen karşılanmışsa veya açıklanan şekilde bulunan tutarla ödenen 8.350,00-TL arasında açık oransızlık yoksa maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, açık oransızlık bulunması halinde ise hükme esas alınan 12/06/2017 tarihli bilirkişi hesap raporundaki verilere göre yapılan hesap sonucunda bulunan zarar tutarından, ödeme yapılan tarihe göre zararın karşılandığı oranda indirim yapmak ve davacının hükmü temyiz etmediği dikkate alınarak usuli kazanılmış hakları gözeterek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı …Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı …Mühendislik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi’ne, karardan bir örneğin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 12/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.