Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/9379 E. 2021/12049 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9379
KARAR NO : 2021/12049
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi
I-İSTEM
Davacı dava dilekçesi ile 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı taraf davaya cevabında özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle eser sözleşmesi söz konusu olmadığını, tanık …’in beyanına göre işçilerin davalı şirket yetkilisinden de emir ve talimat aldıklarını, dosya kapsamında bulunan sözleşmenin geçerliliğini kabul etmemekle birlikte tanık beyanına göre sözleşmede kararlaştırılan işin konusunun dışına çıkıldığı, bu sözleşme konusu dışında yapılan işlerin Koyuncuoğlu şirketi yetkilisinin talimatları ile yapıldığını, bunun da davalı şirket ile işveren Sabit arasındaki ilişkinin asıl işveren/alt işveren ilişkisi olduğunu gösterdiğini, kusur raporu düzenlenirken sözleşme dışı işlerin de yaptırıldığının dikkate alınmadığını, dosyaya ibraz edilen sözleşmenin sonradan düzenlenmiş olabileceğini, sözleşmenin aslının celp edilerek üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, davalı şirketin böyle bir işi verdiğini ticari defterleri ile ispatlaması gerektiğini, davacının sigortasının yapılıp yapılmadığının davalı tarafından denetlenmediğini, bu durumun dahi davalının sorumluluğuna gidilmesi için yeterli olduğunu, davalı şirketin kusur durumunu değerlendiren kusur raporu alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1. maddesinde “mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. hükmü yer almaktadır. Aynı yasanın 114/c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesinde ise “mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.” hükmü düzenlenmiştir. Dolayısıyla görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir. Davanın tarafları da mahkemenin görevini belirler şekilde anlaşma yapamazlar.
7036 sayılı yasanın 5. maddesine göre iş mahkemeleri 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, idari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlere bakmakla görevlidir.
Somut olayda…Ahşap San. Tic. A.Ş.‘nin davacı sigortalının işvereni olmadığı, bunun yanında adı geçen davalının 5510 sayılı yasanın 12. Maddesi kapsamında asıl işverenlik sıfatının da bulunmadığı dosya içeriği ile sabit ve mahkemenin de kabulünde bulunmakla birlikte bu kabul çerçevesinde mahkemenin görevi irdelenmeksizin ilk derece mahkemesince davalının kusuru bulunmadığından bahisle esas yönünden davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğu gibi aynı gerekçelerle bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.