Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10524 E. 2021/16787 K. 28.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10524
KARAR NO : 2021/16787
KARAR TARİHİ : 28.12.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı 448.813,33 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince davacı lehine 444.813,33 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, üçüncü kişinin ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini, dosyaya ibraz edilen bordroların imzalı olmasına karşın emsal ücret üzerinden hesap yapılmasının doğru olmadığını, Kurum ödemelerinin hatalı tenzil edildiğini, olayda 3. kişi tarafından verilen zarar söz konusu olduğundan işveren sıfatıyla müvekkili aleyhine hesaplanan tazminatın %50 üzerinden indirim yapılması gerektiğini, hükme esas hesap raporunun denetime elverişli olmadığını ileri sürmüştür.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamından, ilk derece mahkemesince alınıp itibar edilen bilirkişi kusur raporlarında davacının %20, davalı işverenin %20, işverenin diğer bir işçisi dava dışı …’un %60 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, Kurum tarafından yapılan tahkikat sonucunda düzenlenen inceleme raporunda …’un %100 oranında kusurlu olduğu yönünde tespit yapıldığı, aynı olaydan dolayı yürütülen ceza yargılamasında davalı şirketin diğer işçisi ve aynı zamanda kasıtlı suç teşkil eden haksız fiilin faili olan …’un yargılandığı, kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine hükmün Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozulmasına karar verildiği, … tarih …Esas sayılı bu bozma ilamında “Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; aynı çiftlikte çalışmakta olan tarafların olay öncesinden husumetli oldukları, olay günü de kuzuların emzirilmeleri meselesinden çıkan tartışma sırasında katılan sanık …’un, müşteki sanık …’ın kafasına demir uçlu kürekle vurarak, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 12/09/2014 tarihli raporuna göre, epidral kanamaya, hayati tehlike geçirmesine, hayati fonksiyonlarına etkisi ağır (5) derecede olacak şekilde frontal ve parietalde çökme kırığına, sağ parietalde saptanan 5 x 4.5 cm ebadındaki kemik defektinin alanı itibariyle organlardan birinin işlevinin zayıflamasına neden olduğu olayda; suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, darbenin şiddeti ve yaranın niteliğine göre katılan sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olup olmadığı açısından bir bütün olan dava konusu olay ve suçlar ile ilgili delillerin tartışılmasının ve eylemlerin nitelendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilip dosyanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının” bozmayı gerektirdiğinin belirtildiği, davacının sürekli iş göremezlik oranının … Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarihli raporunda …tarihinde kontrol muayenesi kaydı olmakla birlikte %59,00, Yüksek Sağlık Kurulu’nun 18/05/2016 tarihli raporunda 1 yıl sonra kontrol muayenesi kaydı olmakla birlikte %71,00, Yüksek Sağlık Kurulu’nun … tarihli raporunda kontrol muayenesi gerekmeksizin %49,00, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nin 27/05/2019 tarihli raporunda %47,20, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’nun … tarihli raporunda %47,20 olarak belirlendiği, mahkemece %47,20 oranının hükme esas alındığı, dosya kapsamında yer alan … tarihli Kurum cevabi yazısından davacıya ilk olarak %59,00 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden ilk peşin değerli gelir bağlandığı, sonrasında 2018 tarihli azalma kayıtlı sürekli iş göremezlik oranı raporu üzerine sürekli iş göremezlik gelirinin… tarihinden itibaren %49,00 üzerinden ödenmeye devam ettiği, bu %49,00 üzerinden ödenen sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin 136.563,34 TL olduğu, ayrıca %59,00 üzerinden ödeme yapılan … tarihleri arasında davacıya yapılan fiili ödemenin 30.035,01 TL olduğu, hükme esas hesap raporunda bilirkişinin %47,20 sürekli iş göremezlik oranının ilk peşin sermaye değerini kendisinin hesapladığı, sonuç olarak %47,20 oranı üzerinden bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin 73.626,36 TL olması gerektiği sonucuna ulaştığı ve Kurum ödemesi tenzilinin bu tutar dikkate alınarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının veya hak sahiplerinin kazanç kaybının hesaplanmasında davacı veya hak sahibinin kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Yine 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinin 1. fıkrasında ise, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği, 4. fıkrasında, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle gerçekleşmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısının, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edileceği belirtilmiştir.
Somut olayda Yargıtay … Ceza Dairesi’nin yukarıda açıklanan bozma ilamı ve kesinleşen maddi olgu kapsamında ağır ceza mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar da gözetilmek suretiyle kusurun oran ve aidiyeti iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten rapor alınmak suretiyle irdelenip kusur durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olduğu gibi, 6098 sayılı TBK’nın 55. Maddesi hükmü uyarınca tenzile konu ilk peşin sermaye değeri tutarının Adli Tıp Kurumu tarafından %47,20 olarak belirlenen sürekli iş göremezlik oranı üzerinden bağlanacak gelirin ilk peşin sermaye değeri olması gerektiği dikkate alındığında, %47,20 oranı üzerinden bağlanacak sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri ve değişen sürekli iş göremezlik oranlarına göre ödenen fiili ödemeler Kurum’dan sorulduktan sonra maddi zarardan tenzil edilecek tutarın belirlenmesi gerektiğinin dikkate alınmaması da doğru olmamıştır.
Kabul ve uygulamaya göre de alınan kusur raporlarında davacının %20, davalı işverenin %20, dava dışı …’un %60 oranında kusurlu oldukları belirtilmiş olmasına karşın, ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde davacının %20, davalı işverenin %20, dava dışı …’un %20 oranında kusurlu olduklarının belirtilmiş olması yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, Yargıtay … Ceza Dairesi’nin bozma ilamı ve kesinleşen maddi olgu kapsamında ağır ceza mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar da gözetilmek suretiyle kusurun oran ve aidiyetini iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten rapor alınmak suretiyle belirlemek, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan %47,20 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden bağlanacak gelirin ilk peşin sermaye değerini ve değişen oranlara göre ödenen fiili ödemeleri sormak, talebin teselsüle dayalı olması karşısında maddi zarardan tenzil edilecek ilk peşin sermaye değeri ve fiili ödeme tutarlarının 5510 sayılı yasanın 21/4. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiğini gözetmek, usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi… Hukuk Dairesi’nin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının talep halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.