YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10862
KARAR NO : 2021/16309
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Kurum işlemi iptali istemine tespitine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin, davanın reddine ilişkin karara karşı, davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairece 16.12.2019 tarihli 2016/17162 E. 2019/ 9886 K. sayılı ilamla verilen karara ilişkin maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İnceleme konusu davada; davacı, kendisine 02.10.2009 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumca … adına kayıtlı işyeri nezdinde yapılan denetim sonucunda çalışmalarının iptal edilmesi üzerine ,iptal olunan çalışmalarının fiili olduğundan bahisle iş bu davayı açmıştır. Davanın reddine dair Mahkemece verilen hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi ile Dairece onamaya dair verilen ilama karşı başvuruda bulunan davacının, maddi hata talebinin kabulü ile; mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmektedir.
Davacı, 2004/10 ile 28.08.2007 dönemleri arasında dava dışı işveren nezdinde geçen çalışmaları da dikkate alınarak 02.10.2009 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını ancak Kurumun 2015 yılında dava dışı işveren nezdinde geçen çalışmalarının fiili olmadığı gerekçesi ile çalışmalarını iptal ettiği ve aylığını kesip, yersiz ödenen aylıkları borç kaydettiğini, bu işyerinde geçen çalışmalarının gerçek olduğunu belirterek; aksine Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece, beyanlardaki çelişkiler dikkate alınarak davanın reddine karar verilmişse de, eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının , hizmetleri iptal olunan dava dışı işveren nezdinde 2004/10 ile 28.08.2007 tarihleri arasında geçen çalışmaları da dikkate alınarak 02.10.2009 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumun 27.02.2014 tarihli raporu doğrultusunda, dava dışı işverenin 28.08.2007 tarihinde vergi mükellefiyetini terk ettiği, 2004-2007 yılları arasında işletme defterine hiç kayıt yapılmadığı, ücret ödeme bordrosu bulunmadığı, işçi bildiriminde bulunulmadığı ve sigortalıların çelişkili beyanlarından hizmetlerinin fiili olmadığı gerekçesi ile davacının dava dışı işveren nezdinde geçen çalışmalarının iptal edildiği, yapılan işin seyyar satıcılık işi olduğu ve davacının … ilinin ilçe pazarlarında satış yaptığını iddia ettiği ancak bu pazarlarda davacının çalışmasını bilebilecek kişiler dinlenmeksizin yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacının hangi ilçe pazarlarında satış yaptığı tespit edilerek, bu pazar yerlerinde davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilip dinlenmeli ve işyeri sahibi olan …’in seyyar bakkal olarak çalıştığı belirtildiğinden; ismine kayıtlı olduğu iddia edilen iki araç araştırılmalı davacının da ehliyeti olup olmadığı, …’e ait araç plakasından nizalı dönemde adına kesilmiş trafik cezası olup olmadığı hususları araşıtırılmalı; öte yandan sigortalılık süreleri iptal olunan Mehmet Erciyes ve de …’ün açmış olduğu dava dosyaları dosya arasına celp edilerek, incelenmeli; toplanan tüm deliller değerlendirildikten sonra; çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.