Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/12098 E. 2022/3890 K. 17.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12098
KARAR NO : 2022/3890
KARAR TARİHİ : 17.03.2022

Mahkemesi : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No : 2020/2414-2021/1614
İlk Derece
Mahkemesi : Ürgüp Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi

Dava, iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine dair hüküm verilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından süresi içersinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, kazaya uğrayan …’nin, müvekkilin işçisi olup olmadığı hususunda bu davayı açtıklarını, söz konusu davaya konu kazanın iş kazası olmadığını, Ahmet’in müvekkilin işçisi olmadığını, müvekkilinin hiçbir işletmenin sahibi veya yetkilisi olmadığını beyanla davaya konu kazanın iş kazası olmadığının tespite karar verilmesi istemiştir..
II-CEVAP:
Davalı … vekili 06/08/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının ne olduğunu, tam olarak ifade etmediği olaylar ve ileri sürdüğü hakları zaman aşımına uğraması sebebiyle zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacının bu davayı açmasında hukuksal yarar bulunmadığını, dava konusu olayın haksız fiil nedeniyle meydana geldiğini, kazaya karışan … ve … arasındaki haksız fiil ilişkisinin trafik kazasına karışmayan, kazanın meydana gelmesinde hiçbir katkısı bulunmayan veya araçların işleteni olmayan müvekkilinin yasal olarak davayla ilgisinin bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi iş kazası ile ilgili hiç bir ilişkisi olmadığını beyanla davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı … dışında kalan diğer tüm taraflara yükletilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince davalı … ile davacı … arasında 12/07/2008 tarihli kazanın iş kazası olduğu değerlendirilmiş, davacı tarafça olayın iş kazası olmadığı hususu da ispat edilemediği gerekçesiyle “Davanın reddine ” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin Ürgüp Asliye Hukuk (iş) Mahkemesinin 07/07/2020 Tarih ve 2019/181 Esas – 2020/154 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’ nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın iş kazası olmadığını, Ahmet Bilgili’nin işçisi olmadığını, görev yönünden asliye hukuk alanında olduğunu, belirterek verilen kararı temyiz etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gereken bir husustur. Davada husumetin yanlış kişiye yönlendirilmesi veya davalı tarafın eksik gösterilmesi halinde dava sıfat yokluğundan hemen reddedilmemeli, belirtilen eksikliğin giderilmesi yönünde bir talebin bulunması ve dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığının anlaşılması halinde, hakim, HMK’nun 124. maddesinin 4. fıkrasında açıklandığı üzere, karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul ederek, davayı diğer kişilere de teşmil ederek, yargılamaya devam etmelidir.
Öte yandan 506 sayılı Kanunun 4. maddesinde; “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. “Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır. Bu nedenle, sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Yasa’nın 79/10. maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltilmesi gerekir. Başka bir deyişle 506 sayılı Kanunun 4’üncü maddesi ile “işveren; …sigortalıları çalıştıran… kişiler…” olarak tanımlanmış olup, hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmasında, bir başka deyişle, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, işverene husumet yöneltilmesi zorunludur.
Davaya konu somut olayda; davanın iş kazası tespitine ilişkin olduğu, kazazede … ‘nin kaza tarihinde Gamirasu Cave Hotel Turizm Tic.Ltd.Şti. adlı işyerinden bildirimlerinin yapılmasına rağmen davada Gamirasu Cave Hotel İbrahim Baştutan’ın davalı olarak gösterildiği anlaşılmıştır.
Bu tür davalarda elde edilecek hükmün, sigortalıyı çalıştıran işverenin hak alanını da ilgilendirdiği ve onun yönünden bir takım sorumluluk ve yükümlülükler doğurabileceği belirgin bulunmakla, dava dışı şirkete husumet yöneltilmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan; dava dışı Gamirasu Cave Hotel Turizm Tic.Ltd.Şti. ’nin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124’üncü maddesi de nazara alınarak yasal yöntemine uygun biçimde davaya katılımı sağlanmalı, göstereceği tüm kanıtlar toplandıktan sonra yapılacak değerlendirme üzerine elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.