Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/12425 E. 2021/16427 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12425
KARAR NO : 2021/16427
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, yersiz aylık borcunun ve bağlanan aylıktan devam eden kesinti işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi…. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 3201 sayılı kanun kapsamında yapılan borçlanma sonucu bağlanan yaşlılık aylığının yurt dışında çalışmaların devam ettiği gerekçesi ile kesilmesi ve yersiz aylık borcu çıkarılması işleminin iptalini, ödenmeyen yaşlılık aylıklarının faiziyle ödenmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde, davacının … tarihi itibariyle bağlanan yaşlılık aylığının, davacının … tarihleri arasında yurt dışındaki çalışmalarının devam etmesi nedeniyle kesin dönüş şartının gerçekleşmediğinin tespit edildiği, bu dönemde ödenen yaşlılık aylığının yersiz aylık borcu olarak kaydedildiği, davacının kesin dönüşün gerçekleştiği tarih olan … tarihi yaşlılık aylığı tahsis talebi olarak kabul edilerek … tarihi itibariyle yeniden yaşlılık aylığı bağlanarak ödenmesine devam edildiğini beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince “…Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 3201 sayılı yasanın 6. Maddesi gereği aylık tahsisi yapılabilmesi için kesin dönüş yapılması gerektiği, dosyada mevcut yurt dışı hizmet cetveline göre davacının … tarihine kadar yurt dışında zorunlu prim ödemelerinin yapıldığı dolayısıyla davacının yurt dışından kesin dönüş şartını yerine getirmediği ancak davacıya, …tarihinden itibaren bu zorunlu prim ödemelerinin olduğu sürelerde aylık bağlandığı ilgili kanun maddesi gereği aylığın bağlanmaması gerektiği davacının yurda kesin dönüş tarihinden itibaren aylığın bağlanması gerektiği dolayısıyla kurumca yapılan maaşın kesilmesi ve faiziyle birlikte geri istenilmesi işlemleri buna istinaden yapılan diğer işlemler ile yurda kesin dönüşe istinaden aylığın yeniden bağlanması işlemlerinin 5510 sayılı yasanın 96/a maddesi gereği ve 3201 sayılı yasanın 6. Maddesi gereği yerinde olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile “…davanın reddine;…” karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin …’den emekli olduktan sonra yurt dışında çalışması veya ikamete dayalı bir sosyal yardım almadığını, kesin dönüşe engel olarak görülen primlerin yurt dışından emekli olmak için yaş şartının oluşması beklenirken ikamet şartı olmaksızın işveren tarafından yatırılan primler olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince “…Bu halde incelenen kararın usûl ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu anlaşılmış ve HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir..” gerekçesi ile “…Davacı vekilinin Kayseri 1. İş Mahkemesi’nin 18/02/2020 tarih, 2018/396 Esas- 2020/75 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine,…” karar verilmiştir.
V-TEMYİZ NEDENLERİ:
Davacı vekili özetle, Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye’den emekli olduktan sonra yurt dışında çalışması veya ikamete dayalı bir sosyal yardım almadığını, kesin dönüşe engel olarak görülen primlerin yurt dışından emekli olmak için yaş şartının oluşması beklenirken ikamet şartı olmaksızın işveren tarafından yatırılan primler olduğunu beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacının yurtdışı borçlanması yaparak 1.8.2015 tarihinden itibaren 506 sayılı kanunun Geçici 81.mad/A kapsamda yaşlılık aylığı aldığı, … tarihli Almanya hizmet belgesinde … tarihleri arasında prim ödemelerinin bulunduğu, davalı Kurumun …tarihli …sigortalılk sürelerini gösterir belgeye istinaden davacının … tarihine kadar …’da çalıştığının tespit edilerek …tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının faiziyle geri ödenmesini …tarihli yazı ile davacıdan istediği, davacıya …tarihi itibariyle yaşlılık aylığını yeniden bağladığı ve yersiz aylık borcunu bağlanan aylıktan mahsup ettiği, eldeki davada davacının yaşlılık aylığının kesilmesi ve yersiz ayılık borcunun çıkarılması işleminin iptalini, kabulü halinde ise faiziyle tahsiline karar verilmemesi gerektiğinin tespitinin talep ettiği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yurtdışında çalışan Türk vatandaşlarının yurtdışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Yasa hükümleri uyarınca borçlandırılan sürelere dayalı olarak hangi şartlarda aylık bağlanacağı anılan Kanunun 6. maddesinde belirlenmiştir. Tahsis yapılabilmesi için aranan koşullardan birisi, yurda kesin dönülmüş olmasıdır.
Kesin dönüşün, aylık tahsis talebinde bulunanların yurt dışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade ettiği; “sosyal sigorta ödeneği” deyiminden, çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ödeneklerin amaçlandığı; “sosyal yardım ödeneği” ibaresinin ise bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlamını taşıdığı kabul olunmaktadır. Ne var ki, “kesin dönüş” ifadesi, mutlak anlamda, yurt dışında bulunduğu ülkeden Türkiye’ye döndükten sonra tekrar yurt dışına çıkış yapmama şeklinde değerlendirilemez. İkamet şartına bağlı olmayan nitelikte sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alanlara, anılan koşulun gerçekleştiğinin kabulü ile aylık bağlanabilecektir. Aksi yöndeki düşünce, Anayasamızın 23. maddesi ile güvence altına alınmış olan “Yerleşme ve seyahat hürriyeti”nin; İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine) ek 4 nolu Protokolün 2. maddesi ile tanınmış “Serbest dolaşım özgürlüğü”nün ihlali sonucunu doğuracaktır. 3201 sayılı Kanunun 6. maddesinin B bendi ile tekrar yurt dışına gitmek değil, yabancı ülke mevzuatına tabi olarak çalışmak ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği almak, aylığın kesme nedeni olduğu belirtilmiş; 3201 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlanıp altı aydan daha uzun süre yurt dışında bulunmuş olanların, yurt dışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını “3201 sayılı Kanuna göre aylık alanlara mahsus yoklama belgesi” vererek, aylıklarını almaya devam edebilecekleri, Yurt dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 14. maddesi ile hüküm altına alınmış olup, yurt dışında uzun süre kalmak, tek başına bir aylık kesme nedeni teşkil etmemektedir.
Ayrıca, yurt dışında geçen çalışmalar sonucu o ülkenin sosyal güvenlik sisteminden hak kazanılan yaşlılık ya da malûllük aylığının bir sonucu olan ve ikamete dayalı bulunmayan sosyal sigorta veya sosyal yardım niteliğindeki edimlerden yararlanmak, yurt dışından kazanılmış olan sosyal güvenlik hakkının en doğal sonucu olup, bu haktan feragat anlamı çıkacak şekilde bir “kesin dönüş” tanımı yapılması, sosyal güvenlik hakkından feragat edilemeyeceği olgusunun göz ardı edilmesi sonucunu da doğuracaktır.

Somut olayda, 1.8.2015 tarihinden itibaren kesin dönüş şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi için davacının yurtdışında çalışıp-çalışmadığı veya ikamete ya da çalışmaya dayalı olarak yardım alıp-almadığı, özellikle davacı vekilinin iddiaları kapsamında yersiz aylık borcu çıkarılan …. tarihleri arasında davacı adına ödenen primlerin niteliğinin … sigorta makamlarından da sorularak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve …Bölge Adliye Mahkemesi…. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: …Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, … gününde oybirliğiyle karar verildi.